15 Kasım 2012

Laura Wolmer'dan “Hiperaktivite ve Hayat” Kitabı


12 Kasım'da Doğan Kitap tarafından basılan Laura Wolmer'ın yazdığı “Hiperaktivite ve Hayat” Kitabının tanıtmına davetliydim. Anne bloggerların katıldığı bu toplantıda Laura Wolmer Doğan Kitap tarafından Türkçe'ye kazandırılan kitabının hikayesini anlattı.

Bu kitabı yazmadan önce, Laura Wolmer hiperaktif çocukların dünyayı ve kendilerini nasıl farklı anladıkları üzerinde duruyor. 
  • Neden öğretmen her zaman onları uyarıyor? 
  • Neden herşeyi kaybediyorlar? 
  • Neden zaman zaman etraflarındakilere zarar verebiliyorlar?
Bir yandan bu soruları anlamaya çalışırken, bir yandan da şunu fark ediyor. Bu çocuklar aslında kendilerine neler olup bittiğini anlamayan çocuklar. Bu nedenle kendilerini "kötü, tembeli aptal..." hissediyorlar. Aslında hiperaktif çocukların da farklı, harika yetenekleri var ve çok ileri gidebilecek çocuklar. Belki de buna en iyi örnek, Einstein. Yaratıcılık, spontan davranışlar gibi yetenekleri var.

“Hiperaktivite ve Hayat” çocuklar için yazılmış bir neler yaşadığını anlama kılavuzu adeta. Laura, kitabın içinde kendi dünyaları ile diğerlerinin dünyalarını daha iyi anlayabilecekleri metaforlar kullanarak suçluluk duygusunu alıp, sorumluluk duygusunu vermeyi amaçlıyor.

"Hiperaktive ve Hayat farklı yaşlarda farklı şekillerde kullanılabilir, 6 yaş için hikayeden başlayıp bunun hakkında çocukla konuşmak doğru olabilir, kitabı çocuğun yaşına göre okuyabiliriz.
DEHB aslında hepimizde olan bir özellik, ama bu çocuklarda daha fazla. Çocuk ne durumdaysa DEHB’de ona gore davraniyoruz, tedavi modelimiz bir üçgen; bir ucu aile, ikinci ucu okul, üçüncüsü de ilaçlar... İlaç her zaman şart degil, zamana bağlı bir konu. Bir çocuğun şu anda ihtiyacı olmayabilir ama daha sonra ihtiyaç doğabilir. Asıl olan, ailede ve okulda farklılık yaratmak" 

Çocukla yaşadıkları üzerine konuşmayı çok önemsiyor. "Duramayan bir tren" gibi metafolar kullanarak çocuğun kendisini "kötü" olarak görmesinin önüne geçiyor. DEHB'nun gizlenmesi gereken bir hastalık değil, aksine çocukla açık bir şekilde konuşmanın gerekli olduğunu söylüyor.

Aynı gün Şişli Terakki Lisesi'nde veliler ve diğer katılımcılar için DEHB deyince Türkiye'de ilk akla gelen Prof. Dr. Yankı Yazgan'ın da konuşması vardı. 

Bu son derece yararlı ve keyifli etkinlik için Doğan Kitap'a, Klinik Psikolg Laura Wolmer'a ve Prof. Dr. Yankı Yazgan'a teşekkürler...

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...