13 Kasım 2012

Annelik Sanatı Etkinliğinde Belgin Temur ile "Çocuklarda İnternet Bağımlılığı"


13 Kasım öğleden sonra Trump Towers'da anne bloggerlar "Annelik Sanatı" dergisinin (Koçak Yayıncılık'ın ilk süreli yayını) etkinliğinde biraraya geldik. Klinik Psikolog Belgin Temur, son dönemde oldukça gündemde olan bir konuda, "Çocuklarda internet bağımlılığı" üzerine bizlerle bir söyleşi düzenledi.

1990'ların başından itibaren internet bağımlılığına klinik tanı koyulduğunu ve tedavisi için çalışıldığını belirten Temur, interneti aşırı kullanan bireylerde yapılan çalışmaların sonuçlarını paylaştı.



Buna göre bu bireylerde

  • depresyona yatkınlık
  • sosyal kaygı bozuklukları
  • diğer kişlerle sosyalleşme zorluğu
  • yeni ilişkilere başlama zorluluğu
oranları yüksek seyrediyor. 

İnternet bağımlılığını, sigara ve kumar bağımlılığına benzeten Belgin Temur, azar azar dozlarda başlanan internet, ipad oyunlarının ileride daha da artarak alışkanlığa dönüşeceğini, 3-6 yaş döneminin ise bu alışkanlıkların yerleşmesinde son derece önemli olduğunu belirtti.

6 yaşından sonra ise sınır koymak çok daha zorlaşıyor.

Çocukları teknolojinin tamamen uzak tutmanın mümkün olduğunu da sözlerine ekleyen Temur, 10'ar dakikalık sürelerle ipad gibi oyunların sınırlanması gerektiğini anlattı.
Bu konuda, özellikle benim oyun terapisi seanslarıma katılan kimi çocuklarda gördüğüm örnekleri paylaşmak istiyorum. Okula alışma sorunları ve sosyalleşmede güçlükler yaşayan, kaygı düzeyi yüksek çocukların büyük kısmının seans odasından çıkar çıkmaz, annelerinin çantasındaki ipadi sorduğunu görüyorum.

-  "Anne ipadi getirdik mi?"
-  "Oyun odasından çıkmayacağım ben, annem tableti getirmedi zaten. Şimdi ne yapacağım ben?"
- "Şimdi bu oyunun aynısı ipadde olsaydı böyle bir müzik çalardı, naanana..." (Helikopterle oyun oynarken) 

Bu da gösteriyor ki, çocuklar teknolojiyi bizim düşündüğümüzden çok daha farklı algılıyor ve etkileniyor. Bu etki de ne yazık ki çoğunlukla negatif oluyor.

Ipadde çocuğuyla yemek yapma oyunu oynayan bir aileye, birlikte evcilik oynamayı ya da gerçekten kurabiye ve yemek yapmayı tavsiye ettiğimde çok şaşırmışlardı. Elbette sanal oyunlar, çocuğun ebeveynleriyle kaliteli zaman geçirebileceği, yeni deneyimlerin tadını çıkarabileceği, elini hamura bulayıp, kendi yaptığı kurabiyeleri afiyetle yiyebileceği bir deneyimin yerini asla tutamaz.

İnternet bağımlılığına baktığımda yetişkinlerdeki durum da vahim düzeylerde. Hiç unutmuyorum geçtiğimiz günlerde bir konferansa katıldım, soru-cevap kısmına gelindiğine kimse soru sormadı. Konferansı düzenleyenler "Dilerseniz sorularınızı twitter üzerinden sorabilirsiniz" dediklerinde şok olmuştum. Zaten salonda oturan insanlar karşılarındaki insana neden twitter üzerinden soru soracaktı? 
İşte sosyal zorlanmalar da bu noktada başlıyor.

Annelik Sanatı'na bu güzel organizasyon için, Belgin Temur'a da verdiği bilgiler için çok teşekkürler

(Ek Bilgi: Annelik Sanatı dergisine abone olmak için 444 30 35)


13-11-2012
İlkiz Özcan Sönmez
Ebeveyn Koçu ve Oyun Terapisti


0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...