3 Eylül 2012

Yok Artık! Kızımın Anaokuluna Başlayacağını Unutmuşum


Ada'mız büyüdü, 10 gün sonra 3 yaşını dolduracak.
4 Eylül onun ve bizim yaşamımızdaki önemli adımlardan bir tanesini atacak.
Kızımız anaokuluna başlayacak.

Bense bir arkadaşımın davetlisi olarak sabah bir etkinliğe katılacaktım. Şaka yapmıyorum, Ada'nın okula başlayacağı gün olduğunu nihayet bugün gün içinde hatırladım ve arkadaşımı arayıp, gelemeyeceğimi haber verdim.

Bu ne rahatlık, ne biçim annelik, pes diyebilirsiniz tabii.
Neden bu kadar rahatım? Çünkü en büyük endişem şu anda birçok ailenin yaşadığı gibi kafamda binbir soruyla Eylül ayının benim için de bir kaos ayı olmasıydı.

  • Kızımız üç yaşında anaokuluna başlayacak mı?
  • Anaokulunu hangi kriterlere göre seçeceğiz? 
  • Karar verirken önceliklerimiz neler olmalı?
  • Gidiş - gelişi nasıl sağlayacağız?
  • Yarım gün/ tam gün?
  • Öğretmenleri kimler olacak?
  • Acaba okula kolaylıkla alışabilecek mi?
  • Benden ayrıldığı için huzursuz olacak, olumsuz etkilenecek mi?
  • Arkadaş edinebilecek mi?
Tüm bu soruların yanıtları verildi ve denendi. 
Ada 23 Nisan'dan beri Çilek Çocukevi'nde yaz okuluna devam ediyordu. Haftada 3 yarım gün.
Ada'nın Anaokulu sürecini biraz paylaşmıştım.

Kızımın kişiliğini mümkün olduğunca iyi gözlemlemeye çalışıyorum.
Yumuşak değişikliklere çok daha kolay adapte oluyor, alışkanlıklarına bağlı, belli bir rutin içinde kendini çok daha kolay kontrol edebilen bir çocuk. Değişikliklere pek hevesle yaklaşmaz.
Örnek vereyim; geçtiğimiz günlerde okula giderken, hemen hergün inşaat nedeniyle görmekte olduğu kepçeyi göremeyince, "Aaa, bugün kepçe gelmemiş, acaba nerede?" dedi. O söylemese kepçenin eksikliğini ben asla farketmezdim.
En favori oyuncakları daima en eskiden beri oynadıklarıdır. Yeni bir oyuncağa alışması için biraz zamana ihtiyacı vardır. Hala o 3 aylıkken aldığım kedi ile yatıyor.

Eşimle biz de ona en uygun geçişin adım adım okula alıştırmak olduğuna karar verdik. 
4 aydır haftada üç yarım gün gittiği okula, yarından itibaren Eylül ayı boyunca haftada 3 tam gün devam edecek. Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri.
Üç gün aralıksız okula gidip gelmeye alışması, düzenimizi oturtmamız, gidiş - geliş ve oyun saatleri ve uyku düzeni açısından bence çok önemli. Ada'yı yaz başından beri öğlenleri uyutmuyorum. Bu şekilde akşam 20:00- 21:00 civarında uykuya dalmış oluyor.
Öğleden sonra gün içinde oldukça yoruluyor, ama öğle uykusu uyuttuğum dönemde akşam uykuya dalış saati 22:00- 22:30'u buluyordu. Bu da bir çocuk için çok geç ve benim için çok yorucuydu.
Okulda ise arkadaşları öğle uykusuna yatıyor olacak. Bakalım bizim ufak bu durumu nasıl karşılayacak. Eğer arkadaşlarıyla uyumak isterse engel olmak istemiyorum, akşamları da 20:00'de uyuduğu sürece tabii.

Öğlen uykusu uyumazsa, öğleden sonraki uyumu veya yorgunluğa bağlı huysuzluk katsayısı nasıl etkilenecek bakacağız. Benim kızım oldukça dayanıklıdır.
Aslında çoğu sabah babası ve ben, yataktan spatulayla kazınacak durumdayken, o öyle bir neşeyle kalkar ki, ikimizin de cümlesi aynıdır "Keşke ben de onun gibi canlı uyanabilsem"

Ekim ayında ise haftanın beş günü okulda olacak. Bu şekilde herhangi bir karmaşa yaşamadan adım adım bir geçiş yaşatmayı umuyorum.

İnsan hayatındaki tüm karmaşayı yok edemiyor elbette. Bu süreçte yaşayacağımız en büyük karmaşa, Ada dört aylıktan beri ona bakan ablamızın, Ada 5 tam güne geçtikten sonra bizimle olmayacak olması.
Onun en az etkileneceği şekilde bu geçişi de planlamayı deniyorum. Bakış açımı değiştirmeyi, bu geçişi Ada'nın yeni tecrübelerle başetmeyi öğrenmesi için bir fırsat olarak değerlendirmeyi deniyorum.
Bakıcı değiştirmek belki de dünyanın en zor işi buna hiç özenilir mi? Ama bugün geldiğinde daha önce bakıcı değiştirmiş olmaya, bu konuda tecrübe sahibi olmaya özenmiyor değilim.

Bu konuda tecrübeli anneler, lütfen benimle yaşadıklarınızı paylaşın. Bu bana yalnız olmadığımı hissettirecek.

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...