3 Eylül 2012

Sizin Köşeniz: 2 Yaş Sendromu


Bana gelen telefon ve e-postalarda birçok ebeveyn neredeyse aynı çocuğu tarif ediyor ve bir çıkış bulamıyor.

"Çocuğum çok yaramaz, hiç sözümü dinlemiyor, artık çok bunaldım. 
Neredeyse hiç yemek yemiyor, yatmaya direniyor, ne yapmasını söylersem tersini yapıyor. Onunla konuşsam da kızsam da sonuç değişmiyor. 
İstediği şey olmadı mı morarana kadar ağlıyor, bağırıyor. Belki aklıma gelmeyen başka olumsuzlukları da vardır, hem kendini hem bizi üzüyor.
Anlayamıyorum, hiç böyle bir çocuk değildi. Sanki bir günde değişti.




Çocuğunuzun davranışlarını kendi gelişim dönemi içinde değerlendirmek doğru olur. O halde gelişim sürecinin hang basamağında olduğunu birlikte değerlendirelim.
Çocukların 2-4 yaş (bazen daha da erken) civarında çevreyi ve kendilerini keşfetme  döneminde olmaları nedeniyle, iki yaş sendromu diye de adlandırılan gelişimsel olarak çok önemli bir periyottan geçerler, çocuğunuz tam da bu dönemde. Bu sendrom aslında, çocuktan çok anne-babanın sendromudur. Tam da çocuğum artık konuşuyor, yürüyor, ne istediğini anlıyorum, söz dinliyor denen bir dönemde çocuğunuzun her söylediğinize itiraz etmeye başlaması, ağlama krizleri, öfke nöbetleri yaşaması anne-babayı büyük ölçüde hayalkırıklığına uğratır. 

Nerede yanlış yaptığınızı düşünmeye başlayabilirsiniz. Çocuğunuzun kötü, yaramaz, huysuz, şımarık vs. bir çocuk olduğunu düşünebilirsiniz. Çocuğunuzla birlikteyken arkadaşlarınızla buluşmak, dışarı çıkıp gezmek, alışverişe gitmek, büyükleri ziyaret etmek, hatta evden çıkmak, giynmek, çocuğunuzu tuvalete götürmek, banyo yaptırmak, yemek yemek son derece zorlayıcı olabilir.

"Ne biçim çocuk yetiştirmişler" konulu birçok eleştiri alabilirsiniz. Bu eleştirilere kulağınızı tıkamaya gayret edin. Zaman zaman kendinizi çocuk sahibi olmadan önce kınadığınız bazı anne babaların yerinde bulabilirsiniz. Çocuğunuz sizin kontrolünüz dışında bağırıyor, ağlıyor, öfke nöbeti geçiriyor olabilir. Sizin çocuğunuzu tanımayan, çocuk gelişimindeki önemli basamakları bilmeyenlerin eleştirilerini önemsemeyin. Her gelişim dönemi gibi bu dönem de geçicidir. Önemli olan, bu dönemi çocuğunuz yanlış alışkanlıklar edinmeden, güveni zedelenmeden, aile ilişkileriniz yıpranmadan geçirebilmektir.

Fakat aynı zamanda bu dönem ağlamasın diye çocuğun her istediğine boyun eğdiğiniz, kuralsız yaşama dönemi de değildir. 2-4 yaş arasında çocuklar oldukça hareketli, araştırmacı, meraklı olmaya devam ederken, sınırlar konusunda yavaş yavaş bilinçlenmeye başlamıştır. Az sayıda da olsa bazı kuralları anlayabilir, kabul edip uygulayabilir. Bu uyum ise ebeveyn-çocuk bağının gücüne bağlıdır. Aranızdaki bağ ne kadar güçlü ise, çocuğunuzun sizinle işbirliği yapmayı seçme olasılığı artar.

Yine de bu yaşlarda güçlü duyguları tarafından yönetildiğini, kuralları anlamakta, hatırlamakta ve uygulamakta güçlük çekebileceğini unutmamanız gerekir. İçgüdüsel davranan yanı ağır basabilir.

Sizin için uygun iki seçenek arasından birini seçme şansını ona vermek gibi küçük başarılara imza atmasına izin verin. Kendi yaşamı üzerinde, kontrol sahibi olduğunu hissetmek ona iyi gelecektir.

Çocuğunuzu onu anladığınızın hissettirerek dinleyin. Onu oyun oynarken gözlemleyin, oyunlarında duygularını ifade etmesine izin verin. Oyunda sınırlayıcı olmayın ve çocuğunuzun liderliğini takip edin. 

Mümkün olduğunca çatışmaya girmeden, çocuğunuzun ihtiyaçlarını onun canına tak etmeden önce anlamaya gayret edin. Bu şekilde ondan bir adım önde olur, işler çığrından çıkıp, çocuğunuz öfke nöbeti noktasına gelmeden önlem alabilirsiniz.

Hayır'dan çok Evet deyin. "Hayır parka gidemeyiz" yerine, "Evet, akşam yemeğini yedikten sonra gidebiliriz" demek gibi.







0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...