17 Temmuz 2012

Anaokulunda Neler Oluyor?

Bu kapıdan geçen çocuklar sihirli bir dünyaya geçer, Levent'teki Çilek Çocuk Evi...


Ada'yı bu yıl Eylül'ü yani üç yaşının dolmasını beklemeden anaokulu ile tanıştırdığım için çok memnunum. 


Haftada üç yarım gün gittiği okulda şimdiden öğretmenlerine ve arkadaşlarına çok alıştı.


Geri kalan günleri yine bizimle, ona bakan ablasıyla ve parkta geçiyor ama okulun yeri apayrı.


Eve geldiğinde, "Benim ... isminde bir arkadaşım var..." diye başlayan hikayeleri dinlemeyi çok seviyorum. 


Burası Ada'nın özel hayatı, okulu, öğretmenleri, orada biz yokuz. O gayet sakince karşıladı bu değişimi ve hemen uyum gösterdi. Bu yaptıklarını ise okuldaki portfolyo sunumunda bize gösterdi.


Bu yaşta portfolyo sunumu da olur mu demeyin, bizi çok heyecanlandırdı. Yani annesini, babasını ve dedesini. Öyle ki dedesi hepimizden önce okula varmıştı.


Bir cumartesi sabahı kekler, kurabiyeler, çaylar eşliğinde okulda sıramızın gelmesini bekledik ve öğretmeni ile Ada'nın sunumunu dinledik. Ben çok heyecanlandım.
Hele ki ingilizce sorularda zorlandığını ve sıkıldığını gördükçe içim parçalandı. Ama hayat böyle birşey hepimiz geçiyoruz bu süreçlerden. Gururlandım kızımla...


En çok neye mi gururlandım? Eve geldiğimizde "Anne, ingilizce sunumu da getirdi mi babam, ona bir çalışalım" dedi. Yılmadı yani kaçmadı bırakmadı peşini :) Orada diğer çocuklar gibi bütün sene değil sadece iki ay görmüştü ingilizceyi ama ... 


Bu yaz okulu Ada'nın resmini de geliştirdi. Boyama kitaplarından, resimlerden iyice zevk almaya, oynarken dalıp gitmeye başladı. Aldığım tüm rengarenk kalemlere, pastel boyalara tren muamelesi yapıp hepsini arka arkaya dizmekten vazgeçmiş artık. Ne yapalım çocuğumuz yaratıcı, kaleme bakar, taşıt görür :)


Arkadaşlarıyla oynamayı, paylaşmayı ve en önemlisi öğrenmeyi sevmeyi öğrendi bu yaz... İşte bu da diğer Ada, öyle tatlı, öyle hanımefendi ki, umarım anne babası kızmaz fotoğrafını koyduğuma.


Bir de ilginçtir fotoğraf makinasına poz vermeyi öğrendi. Gitti gülüm 2.5 sene bir kaç tane fotoğraf dışında hepsi ya arkadan, ya kafası yerde, ya da eliyle yüzünü kapatırken. "Anne rahatsız oluyorum" derken...



Çilek okulunun tatlı müdürü Çiler Hanım der ki; " Ada ne istediğini çok iyi bilen bir çocuk, eğer o isterse yapar, yoksa zorla kandırarak birşey yaptıramazsınız." 
Tam da senin için dilediğim gibi yavru.


Hep böyle kal...

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...