30 Mart 2012

Yeni Anne Şubat 2012 - Çocuklar Sınırlara Neden İhtiyaç Duyar? (İkinci Bölüm)

Hürriyet YENİ ANNE dergisi Mayıs sayısındaki "Çocuklu Yaşam" köşemde yayınlanan yazım: "Çocuklar Sınırlara Neden İhtiyaç Duyar?"
Geçtiğimiz ay başladığım “Çocuklar Neden Sınırlara İhtiyaç Duyarlar?” yazı dizisinde, çocuğunuza anlaşılır, kesin ve etkili sınırlar koyarken işbirliğini teşvik edecek yaklaşımları şu şekilde sıralamış ve ilk konuyu incelemiştik.
  •  Çocuğunuzu dinleyin
  •  Tutarlı ve kararlı olun
  • Davranışının sonucunu yaşamasına izin verin
  • Rol-model olun
  • Davranışa övgü


Bu sayıda, davranışlarımızda tutarlı ve kararlı olmak üzerinde duracağız.

Tutarlı ve kararlı olun:

Çocuk yetiştirmenin temel taşı tutarlılıktır. Çocuğa olan davranışlarında anne ve baba arasında tutarlılık, çocuğa güven vererek, kendisinden ne beklendiğini öğrenmesini sağlar. 
Annenin “hayır” dediğine baba “evet” der ise veya çocukla en az anne baba kadar zaman geçiren bakıcı ve diğer aile büyükleri çocuğa farklı yaklaşıyor, farklı kurallar koyuyor ise bu durum çocuğa bulunduğu ortama güvenemeyeceğini öğretir. 

Sözlerimiz ve davranışlarımız arasında tutarlılık olduğu zaman çocuklarımız sözümüze güvenir ve onların ardındaki sınırları öğrenirler. Siz hiç “Hayır” dediğiniz halde çocuğunuzun sizi duymamış gibi davrandığı, yaptığı işe devam ettiği durumlar yaşadınız mı?
İşte bunlar “Hayır”ın çocuğunuz için “Evet”, “Bazen” ya da “Yakalanmazsam olabilir” anlamına geldiği durumlardır. Yani çocuk koyduğunuz sınıra uymaya gerek duymaz. Anne babalar sözlü bir mesajla “Hayır” dedikleri halde, davranışları ile bu sınırı desteklemekte tutarlı davranmazlarsa, çocuk davranışlardan gelen olumlu mesajı kabul edecektir.

-“Yemek hazır!”
-… (çocuk televizyon izlemeye devam ediyor)
-“Baban ve ben yemeğe oturuyoruz, hadi sen de gel”
-“Çabuk televizyonu kapat ve yemeğe gel! Beni duydun mu?”
-“Tamam”
- “Yemeğin soğuyor”
-“Bir dakika”

Bu noktadan sonra anne babanın hayalkırıklığı ve öfkesi üst seviyeye çıkabilir, arkasından da bağırma ve ceza gelebilir. Ebeveynlerin bu davranışları, çocuğun benlik geişimini olumsuz etkilediği gibi, ebeveynlerin de sonradan suçluluk duygusu hissetmesine neden olacaktır.

Rica, tekrarlama, hatırlatma, nedenini söyleme gibi uzun ve sonuçsuz bir süreç yerine, ebeveyn çocuğundan televizyonu kapatmasını istedikten sonra eğer hala kapatmamışsa, televizyonu kapatarak, tutarlı bir biçimde beklentisini davranışıyla desteklemelidir. Beklentimizi davranışlarımızla destekleyerek, çocuklarımızın sınırlarımızı daha az test etmeye başlaması mümkündür. Bu yöntemi giyinme, dışarı çıkma, okula gitme, ödevlerini yapma, bilgisayar oyunları, uyku zamanı gibi bizi zorlayan tüm davranışlarda kullanabiliriz.

“Söz dinlemeyen, şımarık çocuk” dediğimiz, aslında nerede nasıl davranacağını bilemeyen çocuktur. Sevgi vermek-sınır koymak, hayır demek, disiplin, aşırı korumak-özgür bırakmak konularında da yine denge ve tutarlılık çok önemlidir.

Çocuğun beslenme, uyku ve oyun saatlerinin de aynı şekilde bir rutine oturtmak ve mümkün olduğunca tutarlı olmak yaşadığımız sıkıntılarla başa çıkmayı kolaylaştıracaktır. “Sırada ne olduğunu” bilen çocuk belirsizliğin getirdiği huzursuzluğu yaşamaz, alışkanlıkları oturur ve işbirliğine daha yatkın olur.

Anne babaların “Eve çok geç kalma” gibi açık olmayan istekleri de çocukların sınırlara uymasını zorlaştıran davranışlardandır. Belirsiz zamanlar, tam olarak tanımlanmayan beklentilere uymak son derece zordur. Bu örnekte şu adımları takip etmek yararlı olur.
-Eve saat kaçta gelmenin bir kural olduğunu net bir şekilde belirtmek
-Çocuğunuza anlayıp anlamadığını sorarak teyit almak
-Bu saate uyacağına dair bir geribildirim aldıktan sonra gitmesine izin vermek sınırların aşılmasını büyük ölçüde engelleyecektir.

Yine de sınırlarınızı zorladıkları zamanlar elbette olacaktır. Böyle zamanlarda tutarlı ve kararlı olmanın yanısıra sabırlı, destekleyici ve yönlendirici olmak sorunların kar topu gibi büyüyerek önünüze tekrar tekrar gelmesine engel olur.



0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...