14 Mayıs 2012

Anneler Günü'nü Kimlerle Kutladık

Bu yıl anneler gününü Mayıs ayının ikinci Pazar'ı değil Cumartesisi kutladık.
Cumartesi günü eşim ve Ada'mla birlikte etkinlik etkinlik gezdik...
Hem de Adacığımın el emeği ile bana boyadığı "Canım Annem" t-shirtü ile bir gururlandım sormayın...

İlk etkinlik Gymboree Ulus'taydı. Gymboree Annelerinden Çocuklarının Çok Sevdiği Yemek Tarifleri" kitabının lansmanı ve anneler günü kutlamasını birarada geçirdik. Oldukça kalabalık ve hareketli geçen bu etkinlikte Ada doya doya oynadı. Lezzetli (pek sağlıklı diyemeyeceğim!) yiyeceklerin tadına baktı.
Bu yemek kitabı daha önce paylaştım aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi...

GymboreeTürkiye’nin Adıyaman’da gerçekleştirdiği 3 derslikli anaokulu projesinin ardından ikinci anaokulunu da hayata geçirmek üzere, aralarında Banu Aksoy Tarakçoğlu, Begüm Ayaydın, Elif Gönlüm, Etel Baler, İpek Varol, Reyhan Demirören ve Seda Çelik’in de bulunduğu 150’ye yakın genç anne, Gymboree organizasyonu altında anlamlı bir yemek kitabı projesi için bir araya gelmişler.

Uzun zamandır Gymboree'ye gitmeye ara verdiğimiz için Ada aktivitelerde son derece sevinçliydi. 

Çıktığımızda daha arabayla otoparktan çıkmadan uyuyakaldı, biz de Bebek'e gittik. Yediğimiz pasta ve şekerlemelerin üzerine sıkı bir yürüyüş yaptık sonra da Taps Bebek'de anneler günü mojitomu yudumladım.

Üçüncü durağımızsa oldukça keyifli bir anneler günü kutlamasıydı. Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu tarafından düzenlenen "Anneliğe Doğmak" fotoğraf sergisinin açılışı Mustafa Sarıgül tarafından yapıldı. Ardından da günboyu sohbetler ve etkinlikler düzenlendi. 

Ada'nın uykusuydu, Bebek'di derken, biz biraz geç kaldık ama sevgili arkadaşlarım Berna Kasapoğlu Serdarlı , Meltem Selçuk ve oğlu Demir, Bi Tutam Tuz için sergide bile çalışmakta olan Banu Conker'i yakalamayı başardım...

Benim için en anlamlı hediyelerden biri ise Banu Özkan Tozluyurt'un Adoşla bize imzaladığı "Hayat Çocukla Güzel" isimli kitabıydı. Akşam eve gelip bir çırpıda okudum. Banu'nun kızı Duru'yla yaşadıklarını paylaştığı bu kitap, aslında gözümüzün önünde olup da kaçırdığımız güzelliklere odaklanıyor. Banu'nun kitabında sık sık tekrarladığı gibi çocuğumuz varsa, yaratıcılığımızı sonuna kadar zorlamalıyız. Kitaptan Ada'yla yapmış olduklarımıza mutlu mutlu kafamda birer tik atarak, yapabileceklerimizin ise notlarını alarak çok keyifli bir zaman geçirdim.

Bu yorgunlukla Ada'yı ve beni bütün gece burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı bekliyordu. Sabaha yorgun argın kalktık, Büyükada'da olan annemin anneler gününü uzaktan telefonla kutlamak zorunda kaldık. Günün büyük çoğunluğunu da yine Ada'yla Ada'sız, sonra bir daha Ada'yla yatakta debelenerek geçirdim. Sonunda dışarı çıktığımızda saat 17:00 olmuştu bile... Kapalı bir havada Yıldız parkı ve sakinliği öyle iyi geldi ki, yürüyüşümüzü yaptık Ada'nın da havuz ve ördekler çok hoşuna gitti.








Fotoğraf çektirmekten hiç hoşlanmayan, bize tek bir poz vermeyen, ille de çekmek için fotoğraf makinasını çıkarırsan "Anne rahatsız oluyorum" diyen Ada, bakın Gülüş Türkmen'in oğlu Barış'a göndermem için nasıl da poz verdi. Seni muzip yumurcak...


Fark ettiyseniz Anneler günümü anlattım size, nedense anneliğim, annem ve kızım hakkında yazmak zor geliyor. Kızıma beni de büyüttüğü için teşekkür ediyorum. Dünyanın en sabırsız insanına sabretmeyi, en çabuk kızan insanına, kontrol etmeyi ve en çabuk hayalkırıklığına uğrayan insanına pes etmemeyi öğreten bir şey annelik. İnsanın kendini geliştirmesi için muhteşem bir fırsat. Öldürmeyen acı insanı olgunlaştırır derler :) Şaka bir yana, zor ama müthiş bir şey annelik.
Annecim, anneler günün kutlu olsun!.. Şunu bil ki, seni çok sevmekle birlikte, senin kızın olmak çok da kolay değildi.

Ve eğer anneler günü yazısı yazsaydım, aşağıdaki eğlenceli yazıyı ben yazmış olmayı isterdim. 

2 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...