12 Mart 2012

İlk Anaokulu Görüşmem

 Cumartesi günü Ada (sağdaki) gibi 2009 Eylül doğumlu kızı olan bir arkadaşım anaokulu görüşmesine gidecekti. Ne kadar farkına varmasam da, Ada kızının okula gitmesine çok zaman kalmadı.
Eylül'de anaokuluna başlayacak olan kızımı bu fikre önceden alıştırmak istiyorum.
Okul ziyareti, hatta mümkünse birkaç gün birkaç saat misafir olarak ve öğretmeni ile tanıştırarak bu geçiş sürecini onun için kolaylaştırmak istiyorum.
Anaokulundan sonra da uzun yıllar devam edebileceği bir okulda okumasını, trafikte uzun zaman geçirmemesini, sevgi dolu bir öğretmeni olmasını ve çocuğumun beynini açıp içine bilgileri, aktiviteleri doldurmak yerine özgüvenini geliştirmeye, sosyal yönünü güçlendirmeye, kendi problemlerini kendinin çözmesini teşvik eden ve sorumluluk almasını destekleyen hayatın birebir içinden bir okulöncesi eğitim alması tercihimdir.
Kızım için en son isteyeceğim şey, gerçek hayattan kopuk izole bir dünyada okulu tanıması. Herşeyin ve herkesin onun hizmetinde olduğunu hissetmesi. Bazı özel okulların bunun için özellikle uğraştıklarını düşünüyorum. Dileğim kendi ayakları üzerinde durabilen bir yetişkin olması için ilk adımlarını sağlam ve sevgi dolu atması. Çünkü bu ilk adımlar, ona okulu, okumayı, araştırmayı, yaşam boyu öğrenmeyi, merak etmeyi, gelişmeyi ya sevdirecek ya da sevdiremeyecek.
Bireysel yeteneklerini dikkate alan esnek bir eğitim ve sınıfta çocuğumun öğretmeni ile birebir özel bir ilişki kurabilecek düzeyde öğrenci sayısının olması benim için önemli kriterler.
Sadece fiziksel gelişimi için değil, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi için de mutlu ve sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemesi için sporun önemsenmesi ve yeterli olanaklara sahip olması önemli.
Son olarak anadilinin yanısıra ve yabancı dil gelişimine dair oyunla eğlendirerek sevdirecek bir yaklaşım benimsenmesi  okulun içime sinmesi için çok önemli.
Yeniden dünyaya gelsem, 4-5 dil bilmek isterdim. Dil bilen insana dünyanın ufuklarının açık olduğuna inanıyorum. 

Ayrıca bu 4-4-4 sistemi de oldukça aklımızı karıştırmıştı.
Genellikle Bahçeşehir, Avcılar, Güneşli taraflarında şubeleri olan Okyanus okullarının Ataşehir'de yeni kurulmakta olan okuluna görüşmeye davet edilmiştik.

Henüz 3 yaş grubunun Eylül'de açılıp açılmayacağı belli değil.
Benim hissettiğim, Okyanusun 3 yaş grubuna yeterince eğilmediği. Bahçeşehirdeki 3 yaş grubunun 10 kişi olduğunu öğrendim ama eğitim içeriğine dair doyurucu bir bilgi edinemedim. 
Yanıtsız kalan birçok sorum oldu...
Yabancı dil olacak mı? Nasıl bir eğitim içeriği olacak? Branş dersleri neler? Spor olanaklarından ne ölçüde  faydalanılacak?
Önümüzdeki hafta yeniden davet ettiler, bakalım o zaman fikrim değişecek mi? 

Bir sonraki durağımız ise Palladium'du. Orada da Yönder Kolejinin tanıtımı vardı. Üstün Dökmen'in Küçük Şeyler Anaokulu'nun İlköğretim okuluymuş Yönder.
Nedense ilköğretim okulunun tanıtımını yüz boyama ve balonlardan hayvanlardan yaparak yapıyorlardı.
Bizimkilerin de hayli ilgisini çekti tabi ki...
Küçük Şeyler Anaokuluna ait izlenimlerim ise bir sonraki yazımda...

İşte benim Kırmızı Kedim...

Hepimiz için güzel bir hafta olsun...

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...