21 Mart 2012

Anaokuluna Hazırlık- Sorumluluk Almak

Anaokuluna hazırlık konusunda en önem verdiğim konulardan biri de sorumluluk almak. Bu nedenle kızımı kesinlikle zorlamadan, istediği her konuda sorumluluk almaya ve denemeye teşvik etmeye çalışıyorum.

Ada ilk önce kendi masasında bebeklerine yamak hazırlamaya başladı. Şimdi ise akşam yemeklerini ve hafta sonları sabah kahvaltılarımızı hazırlarken bize yardım etmeyi çok seviyor. Kızımı sorumluluk almaya teşvik etmek için önce servisleri, ekmeği masaya koymak şeklinde olan görevlerini, porselen tabakları birer birer masaya taşımak, çatal, kaşık ve bıçakları servislerin üzerine dizmek şeklinde geliştirdik. Önceleri tabaklar kırılabilir ve bir yerini kesebilir ye da çatallarla salona koşarsa bir yerine batabilir diye çokça endişelendim ama ona hiç hissettirmeyerek teşvik etmeye devam ettim. Şimdi boyundan büyük bir iş yaptığının farkında olan kızım, son derece dikkatli ve ciddiyetle yerine getiriyor görevini. Unutmadan kendi mama sandalyesini de kendisi masaya taşıyor, masadaki sandalyeleri basamak olarak kullanarak, antilop sandalyesine de kendi oturuyor. "Oradan düşersin, sakın ben yokken çıkma, elin kırılık, kolun kırılır" diyen bakıcımızı yine durdurarak tabi ki. Gerçekten düşebilir mi? evet, bu riski almaya karar verdim.

Hafta sonları kahvaltıda yumurta pişirmek de babasıyla Ada'nın görevi. Yumurtayı buzdolabından almak, tavaya kırmak, peynirleri serpmek, karıştırmak Ada'nın çok hoşuna gidiyor. Kızımın elinin değdiği omleti yemek de bize ayrı bir keyif veriyor. "Eline sağlık, çok güzel yapmışsın, bayıldık" dedikçe hem gururlanıyor hem de kendi pişirdiği yumurtayı yemeye istekli oluyor.

Çocuklar anne ve babalarının yaptıkları işleri yapmaya heveslenirler. Bu şekilde ilgilerini gördükçe onlara sorumluluk vermek, ev işlerine destek olmalarını ve öğrenmelerini sağlamak çok önemlidir.

Son birkaç haftadır bakıcımızın kahvaltıdan sonra Ada'yı hadi gel yatağını toplayalım diyerek odasına götürdüğünü fark ettim. Bu alışkanlık çok hoşuma gitti. Hafta sonları biz de uygulamaya başladık. Yatakta toplanacak  çok bir şey yok gerçi. Bizimki son derece sıkılgan olduğu için gece de evi 25 derecede ısıtıp, üzerini örtmeden yatırıyoruz. Yine de minik battaniyesi ve pijamalarının katlanmasına, çarşafının yastığının düzeltilmesine yardım ediyor. Ergenlikte annemin odamı ve yatağımı toplamak için ne çok dil döktüğünü hatırlıyorum da hem hiçbir işe yaramzdı hem de sonra gelip kendi topladığında aradığım hiçbir şeyi bulamazdım ve sinirlenirdim. 1 yıl odamı hiç toplamamıştı da benden mutlusu olmamıştı. Ne gariptir ki şimdi ben kendi yatağımı toplamadan dışarı çıkamıyorum. Annemin ahı mı tuttu, ben mi büyüdüm? 

Geçen hafta çizmelerimi boyuyordum, bu boyama işi Ada'nın çok hoşuna gitti. Çizmelerimi bata çıka boyadı. Çok titiz bir Başak burcu olarak ellerinin siyah boya olmasından da hiç hoşlanmadı tam yaygarayı koparacaktı ki "Ben  de boyarken hep ellerim boya olur, sonra hemen yıkayınca çıkar" dedim ve birlikte ellerimizi birbirine sürtüp boyaları birbirimize geçire geçire bu sırada da katıla katıla güle güle yıkadık. 

Gün içinde anneme uğradığımda "anne bak çizmelerimi Ada boyadı" dedim. "Aaa, ufacık çocuğa iş mi yaptırıyorsun?" dedi. Ekol farkımız var. Zavallı annem ben evlenene kadar (28 yaş) elime elmamı soyar getirirdi de ben de bir dilimini anneme bir dilimini babama vermek için pazarlık ederdim. Şimdi de Ada'nın elma saati gelmese bir elma soyup da yemeyi akıl edemem.

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...