8 Şubat 2012

Ergenlik Döneminde Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?

Geçtiğimiz günlerde Çocuk Merkezli Oyun Terapisi eğitimine ve supervizyon çalışmalarına katıldığım Nisan Psikolojik Danışmanlık'ta Ergenlik Dönemi'ne ilişkin bir seminer düzenlendi. Seminerin uygulayıcısı Canan Erman'dı.

Çoğunlukta 9-14 yaş grubunda çocuklara sahip ebeveynlerin katıldığı bu seminerin amacı ergenlik dönemi özelliklerini tanıyarak, çocuğun bireyselleşme / bağımsızlaşma çabasının anlaşılması ve bu sürecin farklı aile tutumları ile nasıl etkileneceğinin görülmesiydi.

İşte o seminerden cebimizde kalanlar:
Ergenlik dönemi nasıl tanımlarsak tanımlayalım aslında bir "değişim dönemi"dir. Ve değişim daima sancılıdır. Okul değiştirdiğimizde, yeni bir şehre taşındığımızda, yeni bir işe başladığımızda yaşadığımız duyguları bir düşünün. Bizler de tedirgin, kaygılı, huzursuz olmaz mıyız?
Bu değişim döneminde çocuklarımız da benzeri duyguları yaşar.

Erken çocukluk döneminin çocukla kurulan güven ilişkisi açısından ne kadar önemli olduğunu hemen hepimiz biliyoruz. O dönemde işler yolunda gittiyse, anne babalar ergenlik döneminde o kadar da zorlanmıyorlar.
0-3 yaş döneminde annenin çocuğa desteği büyük önem taşır. Anne babanın desteği yine bir değişim dönemi olan ergenlikte de çok önemlidir. Tek bir farkla, bu kez verilen desteği belki o kadar gözünün içine sokmadan, biraz çaktırmadan yapmakta yarar vardır. Bunu yapabilmek için de anne babanın bazı becerileri kazanmış olması gereklidir.

Bir kişiye destek verebilmek için öncelikle onu çok iyi tanımak gereklidir. Eşimizle de öyle değil midir? Nelerden hoşlandığını, nelerden hoşlanmadığını bildiğimizde ona gerekli desteği daha kolay sağlayabiliriz.
Bazen biz anne babalar çocuklarımızı "tanımıyoruz", "tanıdığımızı zannediyoruz"
İşte çocuğumuzda bu tam olarak tanımadığımız alanlar, başedemediğimiz durumları yaratıyor.
Aşağıdaki soruları hızlıca yanıtlamaya çalışın, siz de bazı eksikliklerin farkına varabilirsiniz.

Çocuğunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz? 

Kızınızın/oğlunuzun fiziksel özelliklerini, arkadaş çevresini, ilgi alanlarını, sevdiklerini ve sevmediklerini ne kadar biliyorsunuz?
Kendinizi test etmek istiyorsanız, ilkiz@cocukluyasammerkezi.com'dan bana ulaşarak, testi istemeniz yeterli.

Kızlar çoğunlukla 10-12 yaşlarında, erkekler ise 12-14 yaşlarında ergenliğe giriyorlar. Dış uyaranların fazlalığı, beslenme ve diğer faktörlerle bu yaş zaman zaman 1 yıl kadar öne de çekiliyor.

Kendi ergenlik dönemimize dönersek; o yaşta vücuttaki değişikliklerin nedenini, bu değişimin doğal olduğunu çoğunlukla bilmiyorduk. Bunları ailelerimizle konuşmaktan da ya utanır, çekinir ya da korkardık.
Bir çoğumuz bu kapalı toplum ve otoriter ebeveynlikten dolayı, arkadaşlarımızdan öğrendiğimiz çoğu gerçek olmayan bilgiler nedeniyle kaygılarımıza yenilerini ekledik.

Ergenliğe aynı zamanda "çelişkiler dönemi" de diyebiliriz. Yaşanan ilk flörtler, yeni duygular, yeni şeylere adım atma nedenleriyle hem mutluluk ve keyif veren bir dönem, hem de umutsuzluk, depresyon, hırçınlık, öfke nöbetlerinin yaşandığı fırtınalı bir dönem.

Anne babalar için bunun bir çelişkiler dönemi olduğunu kabul etmek çok önemlidir. Kabullenmek içinse en  iyi yol, kendi o dönemlerimize dönmektir.

Çocuklarımız elbette ki boşuna o öfkeyi yaşamıyor, o inadı yapmıyor. Bunun arkasında yatan kaygıları var.

Bu kaygıların belki de en önemlisi "kimlik arayışı"...
  Ben kimim?
  Benim ne kadar çok arkadaşım var?
  Arkadaşlarım beni arayacak mı?
  Arkadaşımın flörtü var, benim niye yok?
  Ben kimseyle çıkmıyorum, beni beğenen kimse yok, çirkin miyim?
  İyi miyim, kötü müyüm?
  Ne kadar popülerim?

Bu yaşlarda çocuklar için arkadaşları çok önemlidir ve çocuğun en önemli ihtiyacı ise daha önceden olduğu gibi yine "kabul görmek"tirÇocuk arkadaşları tarafından da ailesi tarafından da kabul görmek ister.
Ancak ailesi tarafından her zaman kabul gördüğünü hissedemeyebilir. Buna neler engel olur? Aile tarafından koyulan yasaklar, çocuğa ailesinin ona güvenmediğini hissettirir.
Koyulan kurallar ve yasakların nedeni çocuğa yeterince açıklanmadığında çocuğun algıladığı mesaj: "Sen anlamazsın, senin aklın ermez" 

Eğer çocuğunuzun yaş döneminin özelliklerini biliyorsanız, çocuklarınızı çok iyi tanıyarak, yaşadıkları bu kaygılarla başedebilme yetisini kazandırabilirsiniz. 
Elbette bu bir süreç, anne babanın çocuğu ile ilişkisinde tutarlı davranışlar sergilemesi ve doğru rol model olması gereklidir.

Peki bu dönemde kaygılanan yalnızca ergen mi? Ya anne babalar?

Anne babaların kaygıları:
Çocuğum bağımsızlaşıyor, çocuğum elden gidiyor mu?
O zarar görecek mi?
Tecrübesi bizden az, tecrübe eksikliği ile bir sonraki adımı doğru atamayacak
Erkek arkadaşı ile çok ileri gider mi?
Burası İstanbul, başına birşey gelir mi? 
Birisi içkisine ilaç mı açar?  ( bu korkunun yıllar geçse de hiç geçmemesi sahiden ilginç)

Anne babalar olarak çocuğumuzun büyüdüğünü kabul etmekte zorlanıyoruz.
Bazı durumlarda bizden daha iyi düşünebileceğini kabul etmek istemiyoruz.
Çünkü anne babaların çocuklarına ilişkin hayalleri var... Şöyle bir genç kız olacak, şöyle bir delikanlı olacak...

Fizyolojik, biyolojik, sosyal, duygusal fırtınalar içeren bu dönemde çocuklar kaygılı, ebeveynler de kaygılı. Biz ebeveynler olarak neler yapabiliriz, bir sonraki yazımda...



İlkiz Özcan Sönmez
Ebeveyn ve Aile Koçu




0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...