26 Ocak 2012

Doğuma İki Hafta Kala (2.bölüm)


Bir okuyucumun Doğuma İki Hafta Kala gönderdiği duygu yüklü e-mailı yanıtlıyorum.

-----o0o-----
Merhaba,

Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. İyi ki yazdınız, iyi ki paylaştınız. Bazı insanlar yazarak, bazıları da konuşarak rahatlar. Size mail ile birkaç yanıt vereceğim ama konuşmak isterseniz beni 532 5922759 numaralı telefondan da arayıp aklınıza takılanları sorabilir, duygularınızı paylaşabilirsiniz.

Yaşadıklarınızı hem bir hem ebeveyn koçu hem de anne olarak değerlendirdiğimde öncelikle şunu söyleyebilirim ki, her anne ama az ama çok yaşadığınız süreçleri yaşar. Ben de yaşadım. Bunda hiçbir gariplik yok. Sanıyorum ilk çocuğunuz. Anne olmak daha önce yaşamadığınız bir deneyim olduğundan endişelenmek, korkmak son derece normal duygular.

Yaşadığınız fizyolojik değişime, hormonların farklı çalışmasına vs. değinmiyorum bile, bunu en iyi doktorunuz açıklayabilir. 

Vücudunuz değişiyor, yaşamınız değişiyor, hergün gitmeye alışkın olduğunuz iş hayatınıza belki de ilk defa ara verdiniz. 

Şu ana kadar yoğunluktan düşünmeye fırsat bulamadığınız endişelerin de, doğum iznine ayrılmanızla kendinize daha çok zaman ayırdığınız şu süreçte su yüzüne çıkmasını çok normal karşılıyorum.
Yaşadığınız sürecin farkında olmanız, yardım aramanız, mantığınızı kaybetmemeniz ve yaşadıklarınızı paylaşmak istemeniz zaten bu dönemde önerebileceğimiz tüm olumlu şeyleri yaptığınız anlamına geliyor.

Hamilelik sürecinizin sağlıklı ve sorunsuz geçmiş olması ne kadar güzel. Sorunlu süreçlerde anne haliyle daha çok yıpranıyor.
Sizi tam olarak tanımamakla birlikte, daha hareketli, sosyal, daha mükemmelliyetçi ve yaşamındaki diğer insanların sorumluluğunu alan insanların kaygı seviyesi daha yüksek olabilir. Kendinize kaynak yaratın, eşinize mızmızlanın :) ve bunun nedenini söyleyin.
Arkadaşlarınıza, annenize babanıza içinden geçenleri anlatın.
İçinize atmayın lütfen. Buna hakkınız var.

Bu geçici bir dönemdir. Tabi ki eski enerjik halinize döneceksiniz. Doğum sonrasında hemen her annenin yaşadığı doğum sonrası depresyonu konusunda uyanık olmanızı tavsiye ederim. Bu konuyu araştırın lütfen ve eşinizle, ailenizle bilgilerinizi paylaşın. Fizyolojik yapınızın değişmesiyle birlikte size muhtaç ve sizden başka kimseyi görmek istemeyen bir bebekle önceki hayatınızdan tamamen farklı günler geçireceksiniz. 
Bir anne olarak tecrübelenmeniz kısa sürecektir, ancak bu süreçte hayatınızda söz sahibi başka insanlar da sizi zorlayabilir, hatta evinizde size destek olmak için kalan yakınlarınız sizi unutabilir. Siz ise bebeğinize adanmış olacaksınız.

Sıkılmak, endişelenmek, korkmak, sorumluluğun ağır gelmesi, özel hayatın kalmaması, özellikle uykusuzluk, yorgunluk gibi tetikleyicilerle birlikte son derece normal duygulardır.
Demek istediğim beklentiniz şu olmasın lütfen, bebeğimi kucağıma aldığım an herşey çok tozpembe olacak. Ben de bu duygulardan tamamen kurtulacağım. Duygu dünyanızın tamamen stabil hale gelmesi zaman alabilir.

Endişe ve korkuların genellikle ana nedeni belirsizliktir.
Bu belirsizliği minimuma indirmek için, bir doğum planı, ilk günlerde size destek olacak kişilerin planlaması size yardımcı olacaktır. Yeterince hazırlanmak ve bebek geldiğinde ne yapacağınıza hakim olmak sizi rahatlatacaktır.
Örneğin eşiniz birkaç gün işinden izin alabilir ve yanınızda kalabilir mi?
Hastanelerde emzirme danışmanları oluyor, onlardan bilgi ve sadece nasıl tutulacağına dair bile destek alabilirsiniz. Sütünüzün artması için önerileri olabilir.
Yine bildiğim kadarıyla bazı hastanelerde doğum öncesi eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerle belirsizliği azaltabilirsiniz.
Yakınlarınıza bebeğe sizin bakacağınızı, onların size destek olmak için var olduklarını hatırlatın. 
Bebeğiniz uyuduğu her anı mümkünse uyuyarak geçirin. 
Misafir ağırlamak, yemek yapmak, ama ayıp olur endişesi ile sürekli koşuşturmak hiç doğru değil. Bırakın ailenin diğer fertleri bu görevleri üstlensin.
Siz gece kalktığınızda bırakın eşiniz de sizinle beraber olsun. Eşinin bebeğini emzirmesini izlemekten daha özel kaç an olabilir?
Bebeğiniz nerede yatacak, ne giyecek?
İlk günler için bolca kıyafetiniz hazır olsun. Sıkça kusabiliyorlar.
Göbek bakımız nasıl olacak, ilk banyosu nasıl olacak bunları aklınızda planlamaya ve gerekli gereçleri temin etmeye çalışın.
Sonrasında sizin evden çıkmanız acil bir anda mümkün olmayabilir.
Çocuğunu dünyaya geldikten sonra, dilerim çok rahat ve sorunsuz bir doğum yaşarsınız, kendinizi eve kapatmayın.
Doktorunuzla konuşup, alışveriş merkezleri hariç (mikroplu hava döndüğü için) bebeğinizle uygun giysilerle dışarı çıkabilirsiniz.

Sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanızı dilerim.
Ayrıca ilk günlerde evde herkesin bebekle resmi olur, ama annenin pek olmaz, ya da hep gecelikle ve emzirirken çekilir.
Şöyle bir güzel giyinip bebeğinizi kucağınıza alıp bir aile fotoğrafı çektirmeyi unutmayın.
Bu da benim yapmayı atladığım ve sonradan üzüldüğüm bir küçük anı.

Mükemmel anne olmaya odaklanmak yerine bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılamaya, onun verdiği ipuçlarını yakalamaya çalışın.
Doğumdan önce ve sonra ne zaman isterseniz yine görüşelim.

Sevgilerimle,

İlkiz Özcan Sönmez 
Ebeveyn ve Aile Koçu

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...