7 Ekim 2011

Bir Yaşam Biçimi Olarak Oyun



Çocuklu Yaşam Merkezi olarak Ekim ayı dosya konumuz için son derece eğlenceli ve yararlı bir konu seçtik: "Oyun"

Çoğu zaman çocuk işi diye nitelendirip, küçümsediğimiz ve yeterince zaman ayırmadığımız oyuna çocukların hayatında gereken önemi vermediğimizi gözlemliyorum.
Oyunun yararları saymakla bitmiyor, hem de yalnızca çocuğumuzun hayal gücünün gelişmesine, yaratıcılığının artmasına, hayatı deneyimlemesine faydalı değil aynı zamanda ebeveyn çocuk iletişiminde hayati bir önem taşıyor. Anne baba ile çocuk arasındaki özel bağın zaman içinde aldığı yaraları tamir ediyor, çocuğunuz çok olumludavranışlar edinen, sizinle işbirliği yapan bir çocuğa dönüşüyor.

Şimdi Oyun konusunda Pedagog Gizem Birgül'ün sözlerine kulak veriyoruz:



Oyun sonucu düşünülmeden, herhangi bir amaca ulaşmaktan çok, zevk almak amacı ile girişilen bir etkinliktir. Hem bilişsel gelişimin aynası hem de sosyal becerilerin öğrenildiği ve duygusal boşalımın sağlandığı ortamdır. Oyun çocuğun gelişimine yardımcı olurken, eğitici bir değer de taşır.

“Çocukların oyunu oyun değil, onların en gerçek uğraşıdır” Montaigne

Çocuk oyunda hareket eder, düşünür, planlar, bunları sözleri ile ifade eder. Kendi kendine, yetişkinlerle veya diğer çocuklarla oynarken, gerçekleştirdiği davranışlarla sosyal açıdan hangi gelişim evresinde bulunduğu konusunda ipucuçları verir. Çocuğun sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için, beslenme, bakım, sevgi ne kadar gerekli ise, oyun da en az bunlar kadar önemlidir.

Oyun yoluyla çocuk, bir toplum içinde yaşamanın kurallarını, paylaşmayı, yardımlaşmayı, saygı göstermeyi öğrenir.

Oyun, çocuğun kendi kişiliğini ortaya koymasında ve bazı olumlu özellikleri kazanmasında da yararlıdır. Özellikle doğru davranışların pekişmesi oyun yoluyla daha kolay sağlanabilir.

Birçok çocuk oyun sayesinde kendini karşısındakinin yerine koyarak düşünme (empati yapma), başkalarına saygı gösterme, karşılıklı diyaloglarda kendi sorumluluğunu fark etme, sabırlı olma, kurallara uyma, stresle baş etme becerisi kazanır. 

Oyun oynamak çocuğun kendine olan güvenini geliştirir. Problem çözme ve sorunlarla başa çıkma yeteneğinin gelişmesine katkıda bulunur.

Oyunla bir çocuk kendisine sanki küçük bir dünya yaratmış olur. Onun o oyun alanı sanki o büyük çevresinin küçük bir maketidir. Bu oyun süreciyle çocuk çevresini daha iyi tanır ve anlar, sosyalliğini geliştirir. İlişkilerini geliştirir. Onun öğrenme süreci için oyun çok değerlidir. Birçok şeyi oyun sayesinde öğrenebilir.

Oyunlar çocukları hayata ve geleceğe hazırlar. Oyunlar sayesinde çocuklar hayatın birçok kuralını öğrenir. Paylaşmayı öğrenir. Başka insanları sevmeyi, onların hakkına saygı göstermeyi öğrenir. Üzüntüyü, sevinci,  öğrenir. Daha birçok duyguyu oyunlar sayesinde tadar ve öğrenir. Oyun, bir başka benzetmeyle; aslında çocuklar için hayatın bir tiyatro sahnesi gibidir.

Çocuk, zaman zaman oyun içinde arkadaşları ile tartışabilir, böyle durumlarda sorunlarını nasıl çözebileceğini öğrenir. Kimi zaman oyunun lideri, kimi zamansa oyundan dışlanan kişi olabilir. Yaşadığı minik sorunları çözebilmeyi yine oyun yoluyla edindiği tecrübelerle kazanır.

Oyun, çocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal kapasitesinin gelişmesine fırsat vererek toplum içindeki sosyal rolünün, özdeşiminin ve kendini diğer bireylerden ayıran özelliklerin farkına varmasını sağlar. Çocuk oyun sırasında kendisini ve çevresiyle ilgili bilgileri ifade etme olanağı bulur. 

Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretir. Ayrıca girişimci olma, tehlikeyi göze alma, karar verme ve problem çözme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olan önemli bir unsurdur. Bunların yanı sıra, çocuğun kendine güvenini geliştirme, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamada, kendi kendine yeterli olabilmesi için gerekli becerileri kazanmasını sağlar. 

Oyun, çocuğun dikkatinin yoğunlaştırılması ve bunun sürdürülmesine olanak sağlar. Oyun sırasında dikkatini bir noktaya toplamayı deneyimleyen çocuk, bunu günlük yaşantısına da aktaracaktır. 

Oyun oynayan çocuk, zaman ve mekân kavramlarına ait bilgileri çok doğal bir ortam içinde öğrenir. Grup oyunlarında bekleme, devam etme, başlama, bitirme, gibi durumlar zaman kavramının yaşam içinde özümlenmesini sağlar. Bunların yanı sıra, çocuk oyun oynarken, oyun materyallerini değişik durumlarda kullanarak renkleri birbirine karıştırarak, nesneleri bir kaba doldurup boşaltarak materyallerin niteliksel ve niceliksel özellikleri hakkında bilgi edinir. Farklı özellikteki nesnelerle oynarken, sayılar, renkler, şekiller ve benzeri pek çok bilişsel yeteneklerini geliştirmeyi öğrenirler.

Çocuk oyun aracılığıyla rahat konuşmayı, kendini ifada etmeyi, yeni bilgiler edinip yeni nesneleri tanımayı öğrenir. Çocuğun en doğal öğrenme yöntemi olarak oyunu söyleyebiliriz. 


Oyunun belki de en önemli faydası da iletişim kuramamış anne baba ve çocuk arasındaki ilişkiyi onarmasıdır. Çünkü ebeveyn ile çocuğun ilişkisinin önemli bir kısmı oyun aracılığı ile gerçekleşir. Oyun oynayarak ebeveynler çocuklarına yaklaşabilirler ve onları keşfetme fırsatı yakalarlar. Anne ve babalar çocuklarıyla oyun oynayarak çocukla kaliteli zaman geçirebilir, gönülden bir sevgi bağ kurabilir ve hem de onlara bir çok şey öğretmiş olurlar. Bu yüzden çocuğuyla ilişkisini daha iyi bir hale getirmek isteyen ebeveynler önce çocuğuyla oyun oynamalı daha sonra oynadığı oyunu olumlu 
hale getirmelidir.



Gizem Birgül
Psikolojik Danışman ve Pedagog


0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...