7 Eylül 2011

Dün Gece Çocuğum Neden Uyumadı?

Uykusuz geceler kader mi? Yapabileceğimiz neler var? İşin uzmanına sorduk. Uyku Koçu Seride Samurkaş Karaç ile röportajımda...
Geceyarısı tam uykunuzun en güzel yerindeyken çocuğunuzun ağlamaya başladığını duyarsınız.Acaba acıktı mı? Beslemeli mi? Uyuması için sallamalı mı? Kucağa alıp ninni mi söylemeli, uyku CD’si mi çalmalı, ebeveyn yatağına mı almalı?  
Çoğu zaman ne pış pış kâr eder o saatlerde, ne kucakta taşımak ne de diğer yöntemler.  Üstüne üstlük bebeğin uyanma sıklığı arttıkça uyutmak için daha çok çabalamak, çabaladıkça sabahları sürünerek yataktan kalkmak gerekir.
Çocuğunuz büyüdükçe akşamları onu uyutmak için harcadığınız zaman daha da artar. "Odama gitmiycem!"; "Uykum gelmeeedi!" ; "Anneee su!"; "Anneee masal okusana... anneee gelsene"; "Annenin yatağına gidicem ben!"... 
Bu sırada "bazı" anne-babalar ve çocukları, daha ilk aylardan itibaren kendi yataklarında mışıl mışıl uyurlar...
Çocuğu uyumayanlar ise ya çocuğunu suçlar ya da kendini. Çoğu bir çok teşebbüsten sonra vazgeçmiştir, içsesi şöyle der: “Bir çok kitap okumuştum oysa ki, hepsini denedim, hiçbiri işe yaramadı, sorun benim çocuğumda mı yoksa ben mi kötü bir anneyim?”

Alternatif Anne Türkiye'de "Uyku Meleği" olarak tanınan Seride Samurkaş Karaç’a sordu, o da cevapladı.

"Çocuğu uyutmak" diyoruz çoğumuz. "Çocuğa uyumayı öğretmek" kavramı ise bizi şaşırtıyor. Hatta kimileri tarafından tepkiyle karşılanıyor...

 Küçük bir düzeltme gerektiriyor bu tanım. Çocuğa kendi başına uykuya dalmayı öğretiyoruz, uyumayı değil. Uyku bir ihtiyaçtır. Uykuya dalmak ise öğrenilen bir davranış biçimidir. Bu sadece bebekler için değil biz büyükler için de geçerlidir. Televizyonun karşısından başka yerde uyuyamayan ve gece uyandığında tekrar uykuya dalabilmek için televizyonun karşısına geçen birçok insan var. Bebek ve çocuklar için de aynı durum geçerli. Uykuya nasıl dalabiliyorlarsa, gece yarı uyanıklık hali yaşadıklarında tekrar uykuya dalmak için de aynı davranışın gerçekleşmesini istiyorlar.

Doğu'da ve Batı'da ebeveynlerin bebeklerini uyutma yöntemleri taban tabana farklı mı? Yoksa metotlar sadece kişiden kişiye mi fark ediyor?

Her kültürün kendine göre geçmişten gelen alışkanlıkları, gelenek ve görenekleri var. Çocuklara öğretilen bütün davranış biçimlerinde öğretme yöntemi kültürden kültüre farklılık gösterir. Uykuya dalmayı öğretme metotları da aynı sebepten farklılık gösterir. Bunun üzerine bir de kişilerin yaşam felsefesi eklenince ortaya tamamen kişiye özel bir durum çıkıyor.

Alternatif Anne'de Ferber metodu çok tartışıldı. Bazı yazılara yapılan saldırgan yorumlarda Ferber benzeri metotlar uygulayarak çocuklarına kendi kendilerine uykuya dalmayı öğreten anneler (her ne kadar başardıklarını ve çok rahat ettiklerini söyleseler de!) "gaddar anne" olmakla suçlandılar. Siz ne düşünüyorsunuz?

 Asıl olan kişinin kendisinin hayat görüşüne ve çocuğunun mizacına göre uygun metodu seçmesi ve tutarlı bir şekilde sonuna kadar uygulamasıdır. Bir metodu yarıda kesmek, bebeğe verilen mesajda karmaşa yaratır ve bebeğin neye nasıl tepki vereceği konusunda kararsız kalmasına neden olur.
Tabi bir de metodun tüm özelliklerinin bilinerek uygulanması gerekir. Kulaktan dolma bilgilerle uygulamaya çalışmak, çocuğa duygusal olarak da zarar verebilir.

Çocuğu ağlatmayı ne zamandan itibaren göze alabiliriz?

6 aydan önce bebeklerin çok kısa süreli de olsa ağlatılması önerilmiyor. Zaten detaylarını incelediğinizde ‘Bırak Ağlasın’ tarzındaki metotların 6 aydan küçük bebeklere uygulanmasının tavsiye edilmediğini görürsünüz.

Ağlatırken kantarın topuzunu kaçırmadığımızdan emin olmak için ne yapabiliriz? Başka metotlar da var mı?

Bebeğinizin katılarak ağlama noktasına gelmemesine dikkat etmelisiniz. Bu noktaya gelen ve baygınlık geçiren bebekler var ne yazık ki. Bu nedenle hangi metodu seçeceğiniz bebeğinizin mizacına da bağlı bir konu.
Blog’umda ‘Hangi Metot?’ başlığı altında mevcut kabul görmüş bütün metotların bir özetini bulabilirsiniz.

Bebeği henüz karnında bir anneye, doğumdan sonraki süreçte uyku sorunlarını en iyi şekilde halletmesi için verebileceğiniz en güzel öğüt ne olabilir?

Bebeklerini uykuya dalma aşamasında yatağına bırakırlarsa, daha çok küçük aylardan itibaren kendi başına uykuya dalmayı öğretebilirler. Uykuya dalma aşaması, bebeğin nefesinin derinleşmeye başladığı veya bakışlarının bir noktaya kitlenmesi noktasıdır. Ayrıca geceleri bebekleri uyandığında, iletişime geçmeden ihtiyaçlarını karşılayıp, tekrar uyutmaları da önemli olan detaylardan biridir.

Peki genel olarak bebeklerde uyku sorunları nelerden kaynaklanıyor? Annenin sorun yaşamamak için bilmesi ve yapması gereken en önemli şey ne?

Bebeklerin uyku sorunu iki ana sebepten kaynaklanıyor; gündüz uykularındaki düzensizlik ve kendi başına uykuya dalmayı öğrenmemiş olmak.
Aylara göre bebeklerin hangi aralıklarla ne kadar süre gündüz uykusu uyumaları gerektiği konusunda bilgi sahibi olmaları annelerin yapması gereken şeylerin başında gelir. Gündüz uykuları düzenli olan bir çocuk, kendi başına uykuya dalmayı öğrenmemiş bile olsa, gündüz uykuları düzensiz bir çocuğa göre geceleri çok daha az uyanır.
Kendi başına uykuya dalmayı öğretmek ise, hangi ebeveynlik görüşünü benimserseniz benimseyin en geç iki buçuk-üç yaşında gerçekleşmelidir. Bu nedenle anneler hangi metotla çocuklarına kendi başlarına uykuya dalmayı öğreteceklerine karar vermeli ve benimsedikleri ebeveynlik görüşüne uygun yaşta da bu eğitimi vermelidirler.

Uyku eğitimine erken başlamanın önemini biliyoruz ama bu ihtiyacı daha geç fark etmiş ya da çocuğuna uyumayı öğretebileceğini sonradan öğrenmiş aileler için artık çok mu geç?

Hiçbir zaman geç değildir. Sadece ilerleyen yaşlarda alışkanlıkları değiştirmek biraz daha zaman alır. Benim uyguladığım metotla 3 ile 6 hafta arasında 0-6 yaş çocuklarda kendi başına uykuya dalmayı öğretmek mümkündür.

Bir anneye, kendisi görmek istemediği sürece başka bir yolun daha kolay ve sağlıklı olduğunu anlatamıyorsunuz. Anneler size şifa aramak için geldiğine göre bir problem olabileceğini kabul ediyor, bu şekilde de yolun yarısını aşmış oluyorlar demektir. Buna rağmen anne tutumundan dolayı karşılaştığınız zorlanmalar oluyor mu?

Anneler her ne kadar canlarına tak dediğinde bana başvuruyor olsalar da davranış biçimlerini ve alışkanlıklarını değiştirmek konusunda zorlanabiliyorlar. Bu da süreci uzatıyor. Süreç uzadığında ise annenin motivasyonu kaybolabiliyor. Bu nedenle eğer danışmanlık görüşmesinde annenin yeterince istekli ve kararlı olduğunu görmezsem, koçluk programına devam etmiyorum.

La Leche League gibi bazı oluşumlar "aile yatağı" kavramını atmış ortaya. Bu durum özellikle Avrupa'daki uzmanlardan ters tepki alıyor. Çocuğun, ebeveyn yatağında sürekli ve düzenli olarak uyumasının hem çocuğun hem de ebeveynin açısından sakıncalı olduğu görüşünde çoğu uzman. Siz ne düşünüyorsunuz?

Ben her konuda olduğu gibi bu konuda da ailelerin kendi yaşam koşulları, felsefeleri ve bebeklerinin mizaçlarına göre karar vermeleri gerektiğini savunuyorum. Bana ne yaptığımı soracak olursanız; Ben her iki eğilimden de kendi yaşam biçimime uyan kısımları alıp harmanladım. Altıncı ayda geceleri emzirmeyi bırakınca, oğlumu kendi yatağında yatırdım. Öte yandan kendi başına uykuya dalabilmeyi, doğal ebeveynlik eğiliminin öngördüğü gibi, değişimi aşamalı olarak gerçekleştiren bir metotla yaptım. Bu konuda ayrıntılı yorumumu Eylül ayındaki Parents dergisinin Uyku Trend’leri dosyasında bulabilirsiniz.


Çalışmanızı nasıl yapıyorsunuz? Birebir ailelerle mi çalışıyorsunuz, gruplar için eğitimler düzenliyor musunuz? İhtiyacı olan aileler size nasıl ulaşabilir?

Çalışmalarımı şu an için birebir danışmanlık ve koçluk şeklinde yürütüyorum. 2012 başından itibaren çalıştaylar düzenlemeye başlayacağım 10’ar kişilik gruplar halinde. İhtiyacı olan aileler bana seride@uykumelegi.comBu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir eposta adresinden ulaşabilirler.

Uyku Meleği,"Çocuğum Dün Gece Neden Uyumadı?” semineri ile İstanbul’da Alternatif Anne atölyelerinde sizlerle buluşacak. Bekleyin!

 
 
 

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...