9 Ağustos 2011

Kadınız Biz...

2011 JCI (Genç Liderler Girişimciler Derneği) Istanbul Başkanı sevgili Pelin Kadılar'dan...
 
Her ne kadar ülkemizde kadına seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden yıllar önce tanınmış olsa da bugün durum pek de iç açıcı değil. Sanki hala toplumda gerektiği kadar kendimiz olamıyoruz gibi.
Gerek iş hayatında gerekse sosyal sorumluluk alanlarında fark yaratabileceğimize inanıyorum. ‘İlk 500’ler listesindeki şirketlerin kaç tanesinde bayan CEO var?’ sorusuyla zamanımızı boşa harcamak  istemiyorum. İsteseydik olurdu diyorum. Her kadının CEO olmak gibi bir hedefinin olmadığını, tam tersine dünyanın tüm renklerinin farkına varmayı, fark yaratmayı, zevkli ve kendine hitap eden işler yapmayı tercih edeceğini düşünüyorum. Standart bir erkek bir adet takım elbise ile tüm yılı geçirebilirken, standart bir kadının bir elbisesi bile olsa bir süre sonra yakası, sonra bir gün eteği farklı olur o aynı elbisenin. Estetik ve yaratıcılık kadına has iki önemli özellik diye düşünüyorum.
Gerektiği zaman dünyanın tüm yükünü göğüsleyebilen, tüm zorluklara rağmen ayakta kalmayı ve direnmeyi başaranlar da genelde kadınlar. Aslında erkeklerimiz de bunun farkında, hepsini doğurup büyütenler kadınlar sonuçta. Bu sebepledir ki zaman zaman sevgililerini ya da eşlerini kendi anneleriyle karşılaştırırlar. Anneleri yıllarca oğullarına kol kanat germiş, her zaman yanlarında olmuş, yemeklerini, ütülerini yapmışlar, tüm sorumlulukları üstlenip genelde kendilerini unutmuşlar. Bu sebeple her erkek sevgilisinde ya da eşinde biraz da olsa annesinden bir parça aramakta.
Herşey bir yana kadın ruhundan anlamak başka bir yetenek gerektiriyor. İşte burada biz kadınlar pek de şanslı değiliz. Boyattığımız saçımıza, yeni çantamıza, yeni elbisemize, güzel kokan parfümümüze iltifat etmek, masada boş kalan bardağımızı doldurmak, masaya bir bayan geldiğinde ayağa kalkmak, sırada yol vermek, saygı göstermek, bir demet çiçek, bir telefon, teşekkür etmek gibi aslında zahmette küçük ama değerde büyük noktalarda genelde kaybediyor erkeklerimiz. Ya da bunları yaparken o kadar belli ediyor ki, bak bardağını doldurdum, hah çiçek de aldım, aradım da... pek bir değeri kalmıyor. Başarı bunları içselleştirdiklerinde, yaşam tarzı olduğunda geliyor.
Kadınız biz dedik ya, şu sözde kadın dergilerine de değinmeden geçmek istemedim. Hemen her yıl aynı dönemlerde aynı konuları işlemekten bıkmadılar. Yaza hazırlanın, bikininize sığın, rujunuzun, ojenizin rengi, 10 adımda sevgilinizi kendinize aşık edin, kışa hazırlık, dolabınızı yenileyin diye giden her kadını aynı kefeye koyan ve kültürel ya da bilimsel hiçbir noktaya değinmeden sayfalar dolusu reklam ile dergiyi dolduran, kalan boşluklara da bir iki makale, bir iki fotoğraf yerleştirip hadi okuyun diye önümüze getirilen kadın dergilerini uzun bir süredir okuyamıyorum. Oysaki kadına yönelik, kültürel, bilimsel, yenilikler içeren bir dergi okuma ihtiyacı hissediyorum.  Bu konuda tavsiyelerinizi bekliyorum.  
Sevgiler
Pelin Kadılar

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...