26 Ağustos 2011

Çocuğunu Anaokuluna Gönderemeyenler için Öneriler


Erken çocukluk adı verilen 0-6 yaş arası dönem, çocuğun en hızlı geliştiği, büyüdüğü ve çevresiyle etkileşimden en çok etkilendiği dönemdir. Okul öncesi dönemdeki deneyimler beynin gelişimi için belirleyicidir. Çocuğun bu dönemde yeterli beslenmesi ve gelişimini destekleyen bir ortamda bulunması gerekmektedir. Erken Çocukluk Eğitimi, insan gelişiminin en önemli devresinde bu imkanı sağlamaktadır... Ama çocuğunu anaokuluna gönderemeyenler için de birçok alternatif mevcut.
Bu yaşlarda çocuğun aldığı eğitim, çocuğa sunulacak deneyimler ve uyarıcılar onun beyin gelişiminde destek vermekte önemli bir etkendir. Çocuğa sunulan tecrübelerdeki çeşitlilik, tüm duyularını uyarmaya yönelik etkinlikler, çocuğunuzun sağlıklı gelişimi ve ilerideki başarısı için önemli olacaktır.
Elbette okul öncesi eğitim, çocuğun zihinsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimi için önemli. Anaokulları, çocukların okula gitme fikrine alışmasına, kendi yaşıtları ile sosyalleşebilmesine , kendini ifade edebilmesine, özgüven gelişimine ve kendi kendini kontrol edebilme becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.
Eylül ayının gelmesiyle anne babaları aldı bir telaş... Kimi en iyi anaokulu seçme derdinde, kimi çocuğunu anaokuluna gönderemeyeceği için endişeli... Peki çocuğunuzun sağlıklı gelişimi yalnızca anaokulunda mı mümkün? Eğer çocuğunuzu anaokuluna gönderemiyorsanız, neler yapabilirsiniz?
Çocuğunuzun yaşına uygun kitaplar alabilir ve hergün aynı saatte 20 dakikalık okuma saatleri düzenleyebilirsiniz.
Çocuğunuzun yeteneklerini dikkatlice gözlemleyebilir ve içindeki potansiyelin ortaya çıkmasına yardımcı olabilirsiniz. Müzik, resim, spor gibi yeteneklerini özgürce kullanabileceği zaman ve mekan yaratın ve çocuğunuzu teşvik edin. Örneğin kendine ait bir masa ve sandalye, bir defter, boyalar, bir mızıka ya da flüt, bir top gibi...
Suyla, toprakla, çiçekle, doğayla iç içe zaman geçirmeye çalışın. Bunu yapamıyorsanız birlikte çiçek dikin, onlarla konuşun, çiçeklerinizin canlı olduklarını ve onları sevmeyi anlatın. Çiçeklerin sulama sorumluluğunu çocuğunuzun almak isteyip istemeyeceğini sorun. Sahiplenmesini sağlayacaksınız. Bir gün yeni bir çiçek açtığında koşarak boynunuza sarıldığını görebilirsiniz.
Açık havada bol bol zaman geçirin, birlikte el ele yürüyüş yapın, parka gidin, siz de onunla oyuna katılın ve birebir zaman geçirin.

Birlikte yemek yapın, pasta yapın, dokunmasına kirlenmesine izin verin, size yardım ettiği için teşekkür edin. Kendini değerli hissetmesini sağlayacaksınız.
Mutfağı toplamakta size yardımcı olup olamayacağını sorabilirsiniz. İstemezse zorlamayın. İsterse başarabileceği ölçüde bir iş verin. Zaten az önce size kocaman bir pasta yapmamış mıydı? İşte size kocaman bir gülümsemeyle muzipçe bakan çocuğunuzla geçirdiğiniz zamandan hoş bir anı!

Gazetede okuduğunuz ilginç bir konu ile ilgili fikrini sorun, başlarda sizi yanıtlamakta zorlanması çok normal. Kısaca siz fikrinizi söyleyin, resimleri gösterin. Onu dinlerken sözünü kesmemeye çalışın, yanyana oturum veya seviyesine inmeyi deneyebilirsiniz. Çocuğunuzun fikrini saçma, değersiz bulmayın.
Komşularınız ya da akrabalarınızın çocuklarıyla farklı evlerde düzenli olarak oyun saatleri düzenleyin. Çocukları fiziksel zarar görmeyecekleri ölçüde müdahele etmeden gözlemleyin.
Bu saydıkların tam olarak anaokulu yerine geçmeyecektir elbette, bunun yanında çocuğunuzun sizinle çok özel bir bağ kurmasına neden olacak, birçok davranış problemini ortadan kaldıracak, sizin için çocuklu yaşamı, onun için de çocuk olmayı özel yapacaktır.

ilkiz Özcan Sönmez
Ebeveyn ve Aile Koçu

facebook/cocukluyasammerkezi
twitter/cocukluyasam

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...