5 Mayıs 2011

KUSURSUZ SEVGİ: KISA BİR ÖYKÜ


Birlikte gülümseyip düşünmek için kısa bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.
Ailemizi çocuklarımızın bizi sevdiği o saf sevgiyle sevelim...
Birgün, Mitchell 2 yaşındayken (şimdi 3 yaşında) mutfaktan bir sandalye aldı ve odaya doğru itmeye başladı. Mutfak kapısının önününde halımız var, oraya gelince itmesi daha da zorlaştı ama buna rağmen devam etti.
Eşim, Gene ona durmasını ve sandalyeyi yerine koymasını söyledi ama Mitchell dinlemedi.
Gene tekrar söyledi. Sinirlenmeye ve sesini yükseltmeye başlamıştı. Mitchell pes etmedi, bunun yerine sandalyeyi odaya itmeye devam etti.
Bu sırada Mitchell Gene’in oturduğu bilgisayar masasına ulaşmıştı. Eşim sertçe bakıyor ve “Neden sandalyeyi buraya getirdin, git yerine götür” diyordu.
Mitchell sessizce sandalyeyi babasına doğru iterken ona çok şeker masum gözlerle bakıyordu.
“İşte baba, hadi otur”
Oğlum sandalyeyi apartmanın bir yarısından ötekine taşımış, kalın halıda yoluna devam etmiş, Gene’in azarlarına katlanmış ve sevecen ve babasının rahatını düşünen bir çocuk gibi sandalyeyi oturabilmesi için Gene’in yanına götürmüştü.
Bazen ailemizi, bizim için yeterince şey yapmamakla suçlarız, istediğimiz gibi davranmadıkları için sitem eder, bizim yolumuzla hareket etmedikleri zaman eleştiririz. Bazen de nadiren bize en yakın insanları yalnızca saf ve koşulsuz bir sevgiyle severiz.
Elbette, belki ailemiz bizi eleştiriyor, bizi kontrol etmeye çalışıyor. Belki eşimiz bize yeterince ilgi göstermiyor ve hissettiklerimizi anlamıyor. Belki kardeşlerimiz bize çocukluktan kalma kin tutuyor. Ama bütün bunlar gerçekten bütüne baktığınızda ne kadar önemli?
Hadi bu sefer çocuklarımızdan öğrenelim! Hadi eleştiriden saklanalım, yanlış anlamaların peşini bırakmayalım, ve sevgi ve ilgiyle sevdiklerimize yardım edelim.
Ailemizi çocuklarımızın bizi sevdiği o saf sevgiyle sevelim...
Raisingsmallsouls.com

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...