26 Temmuz 2010

Evde İki Başına...

Uzun zaman sonra yeniden evde kızımla bütün gün başbaşayız...
Şubat ayında izinler bitip de iş yolu göründükten sonra birkaç hafta da çarşambaları izin kullanmıştım, ama o zaman da evde kızımla ilgilenen hafize ablası vardı. Haftasonları ve tatilde de babası hep yanımızda..
Bu hafta kızımıza ve aslında bize bakan ablamız tatile çıktı, biz de hızlı bir tatil porgramı yaptık, Ramazandan önceki son haftalar, her yer dolu, yer bulmak güç,pahalı, ama bir haftayı istanbulda geçirmek de istemedik.Aradık taradık sonunda dört günlüğüne Bodruma gitmeye karar verdik.
Gidiş Salı, o yüzden Pazartesiyi kızımla başbaşa evmizde hazırlık yaparak geçiriyoruz...
Şu anda kendisi öğleden sonra güzellik uykusunda ben de fırsattan istifade günümüzü yazıyorum.
Güne hızla bir giriş yapan Ada saat 5:45te bütün uykusunu almış şirinliğiyle gözlerini açtı. Her zaman yaptığı gibi odasındaki herşeyi, resimleri, oyuncakları,ışığı, vantilatörü, perdeyi...bütün araç gereçleri bitmeyen bir şekilde gösterdikten ve tek tek "e" deyip isimlerini bana saydırdıktan sonra ağlamaya başladı.(top nerde, kuş nerde,bebek nerde diye bizim sormamızdan yıldı besbelli, önce ben sorayım diyor) Ne oldu da şimdi uyandım erken değil mi der gibiydi.
Bu aralar sabahları sık yaşıyoruz bu durumu, sıcaktan terlemiş uyanıyoruz her sabah, çoğunda erkenden.Bazen de akşam sıcaktan yemeğini çok yiyemediği için acıkmış kalkabiliyor.
Salona klima taktık her ne kadar bebekler max. 23-24 derece durmalı dense de klimayı onun odasına koymaya cesaret edemiyorum.29-30 derecelik odada pencereyi aralıyıp hava gelmesini, duvara çevirdiğim vantilatörün de çarpmamasını umuyorum.
Oyunumuzu oynadık, sütümüzü içtik yediye doğru yeniden uykuya daldık, taa 8:30a kadar.
Yarın tatile gidicez ya, yine ishal olduk :)
Bağırsak düzenleyicimizi aldık,kahvaltımızı yaptık.
Kahvaltımızı yaptık dediysem, ben eşimin sabah sıktığı meyve suyunu ancak içebildim.
Parka çıktık, sabah sabah parkta bir çöpleri temizleyen amca bir de biz, Ada rahat rahat salıncakta sallandı,pek keyifli. Ev çok sıcak ve eczaneden tatil için almamız gerekenler var diye uyku saati bir de Kanyona gittik.
Püfür püfür serinlik Adanın keyfini yerine getirdi, hiç mi hiç uyumaya niyeti yok.
Geçti mi uyku saatini bir saat daha. Neyse eve geldik biraz daha süt ve hoop yatak, sarıldık kedimize, yetmedi Yumoş ayıya, ben ee ee demesem gözümüz bir de Bıdıkta...
Bu sırada tatil için kendi eşyelarımı hazırlayacak fırsatı buldum, tam oturucam, içimden de geçirdim şimdi uyanıcak diye, vee minnoş uyandı.
Olsun uykusunu almış keyfi yerindeydi. Şeftalili bisküvimizi yedik, Ada'nın seçtiği elbiselerini şortlarını ve tabi ki kova ve küreklerini hazırladık.
Dün İkea'dan aldığımız yeni oyuncaklarımıza ve oyuncak askımıza bayıldık, "e" diye defalarca işaret edip onun yeni olduğunu bildiğimizi gösterdik.
Beraber müzik dinledik.. Adanın bebeklik resimlerine baktık, önceleri benim kucağımdaki bebeğe bağırdı ama sonra onun Ada bebek olduğuna ikna olup çığlıklar atmaya baladı. Ben İkeadan aldığım ve çook sevdiğim film şeridi şeklindeki 7li resimliği eski resimlerden seçtiklerimle doldururken, Ada benim attığım topları yakaladı, müzikle kendi bildiğince dans etti, alkışlarla sevgisini gösterdi.
İkeadan birsürü beyaz çerçeve aldım, kızımın resimleri evmizin her yerinde olsun istiyorum, kare bir beyaz çerçevenin içini de turuncu çiçeklerle doldurdum. Ada gidip gelip saplarını keserken çiçeklere cici yaptı, kendi eline almak istediğinde başımı iki yana salladım hemen bıraktı. Yok benim kızım bu sefer gerçekten abla oldu.
Yerlerde kovalamaca oynadık, dergilere hikayeler uydurduk, aaaaa diye şaşırdık her yeni sayfayı açtığımızda.
Beraberce nohut yedik, benimkinin daha güzel olduğuna inandı ki, benimkinin suyunu içmek kendi püresini yemekten daha cazip geldi.
Babasıyla dedesiyle alo'da konuşurken çevirip çevirip arkasına baktık, nerede bunlar diye :)
Babaya resim yaptık, en azından aynı boya kalemini tuttuk, salıncaklara giden babayla Ada kocaman gökkuşağı altında..
Kocaman güzel bir gün geçirdik, bazen kucak kucak, bazen aynı odanın farklı köşelerinde..Her seferinde zamanı kovalayarak,abla nasıl dakikasında yedirip, dakikasında uyutuyor şaşarak ve yine şaşarak kızım sen bunu da mı biliyodun diye

vee derken bugün kandilmiş, kapı çaldı çocuklar geldi ve tabi mışılın gözler oldu mu ışıl ışıl.. neyse ki dede geldi Adasını kucaklayıp parka kaçırdı, baba duymasın :)onlarınki büyük aşk!
şimdi bavul toplama zamanı..

1 yorum:

BU GÜN SALI.
BENİM GÜZEL BONCUK ADA'CIĞIM BEN BU SATIRLARI YAZARKEN SEN ŞİMDİ ÇOK UZAKLARDASIN, ARTIK DENİZDEMİSİN, KÜÇÜK HAVUZUNDAMISIN BİLEMİYORUM.
SENİ VE SENİ BODRUMA KAÇIRANLARI ÖZLEMLE ÖPÜYORUM. (dede)

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...