28 Haziran 2010

Alerji


Aniden akşam yemeğinizi yarıda bırakıp, salonun ışıklarını loş olsun diye kısıp, radyoda çalan ispanyolca romantik bir parçanın sesini sonuna kadar açıp, içinizden geldiği gibi onun gözlerinin içine bakarak dans ettiniz mi hiç? Café Tacuba - Esa Noche...
Kendi kendinize ne romantik bir çift, biz evde böyle geceleri unuttuk artık diyenlerdenseniz, sizin hiç alerjik bir bebeğiniz olmamış. Ne ilgisi var şimdi demeyin... çok ilgisi var...
Modern çağın son moda bebek problemi olan alerjiyi, son zamanlarda doğum yapan arkadaşlarımın hemen hepsinin bebeklerinde görüyorum. Kimi dermatoloğa gidiyor, kimi yüzümüze sürdüğümüz kremlerden daha pahalısını bebeğinin poposuna sürüyor. Kusma, gaz, kabızlık, yüzde, kulak arkasında, vücutta döküntü, cilt kuruluğu hep alerji belirtileriymiş
Ada’mın her öğünden sonra bir saat kusarak geçirdiği iki aydan sonra kilo alması ve boyunun uzaması iyice yavaşlamıştı ki, doktorumuzu değiştirdik ve ilk defa alerji kavramı ile tanıştık. Benim alerjenimin de yemeğe alerjisi var. Az önce yediği lokmanın son lokma olduğunu ve derhal ayağa kalkmak istediğini canhıraş çığlıklarla ilan ederken, sebze çorbasını olduğu gibi en iyi ihtimalle omzuma, saçıma, belki kanepelere veya kedinin üzerine boca etmesini engellemenin tek yoludur, onu 120 derece yatık şekilde bir yarım saat tutmaya çalışmak.
Kalkmaya karar veren bebeği yatırmak isteyen anne baba ya da her kimse yaratıcı olmak zorundandır yani her türlü maymunluğu yapmayı göze almıştır, çünkü kendisini normal şartlar altında ikna etmek mümkün değildir...
Alerji savaşımızda, Ada’nın hayatında pamuk dışındaki herşeyi çıkardık; polar battaniye, halı, kadife tulum, yün yelek, peluş oyuncaklar yani aklınıza pamuk dışında ne gelirse... yatağının bir 30 derece yükselttik, öyle ki Ada dönerse aşağı yuvarlanıyor diye ayak ucuna da çarşaf gerdik, tam tarlabaşı gecekondu oldu.. Buna bir de yemeklerden sonra çok sarsmamak ve sabit tutmak için yapılan çabalar eklendi. İşte gözgöze yapılan bu dans bu yaratıcılığın ürünü. Etrafınızdaki yarı çekilmiş sandalyelere çarpa çarpa, ayağınızın altındaki oyun halısının kurbağası bik biklerken dans ediyor olmanın pek de romantik bir hali yok zaten...
Buradan itiraf edeyim kocam, dans etmeyi özlemişim uzun zamandır... yine de umarım Ada buna çok kaptırmaz, yarın akşam yemeğinde ağzımda bir gül tango yaparken bulmak istemem kendimi :)
Hadi şimdi siz de gözlerinizi kapatın ve kalpten dinleyin...
http://es.netlog.com/go/explore/videos/videoid=es-2567679

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...