"Çocuklarla El Ele Ebeveynlik" Anne Baba Eğitimi Saygı Duyarak Bağ Kurmak ile devam ediyor... 2 Haziran Saat:15:00-17:00'de Levent'te katılabilirsiniz

Bilgi ve Kayıt için İlkiz Özcan Sönmez, Tel:532-592 27 59, E-mail: ilkiz@cocukluyasammerkezi.com

Oyun terapisi ile çocuğunuzu anlayın

Çocuklar kendilerini ifade edebilecekler, risk alabilecekler, sosyal kuralları ve sınırları öğrenebilecekler ve yaşadıkları sorunlar ile başaçıkabilme yollarını keşfedebilecekler. ilkiz@cocukluyasammerkezi.com

Filial aile terapisi oyun yoluyla aileleri güçlendiriyor

Çocuğunuzun iç dünyasında neler olup bittiğini anlayabilmek ve çatışmaları çözebilmek için randevu alabilirsiniz. ilkiz@cocukluyasammerkezi.com

Anaokulu dosyası

Kızım Ada'nın anaokuluna hazırlık süreci ve başlaması: beslenmeden, tuvalet eğitimine, ebeveynlik tutumlarından, aile içi iletişim ve anaokulu seçimimize ve anne olarak "ilk gün kaygılarım"a kadar herşey

Ücretsiz özel oyun saati

Çocuğunuzun kendi evinin rahatlığında, özel seçilmiş oyuncaklarla çocuk merkezli oyun terapisi uzmanı ile başbaşa oynamasını ister misiniz? Deneme dersi randevusu almak için ilkiz@cocukluyasammerkezi.com'a e-mail atabilirsiniz.

29 Mayıs 2012

Kızımın Unutamayacağı İLK gösteri Mickey'nin Müzik Festivali

Geçtiğimiz hafta "Disney Live! Mickey'nin Müzik Festivali" Trump Towers Tiyatrosu'nda perdelerini açtı. 29 Ekim'e kadar İstanbul'da... Yıl boyunca ülkemizde sahnede kalacak ve Bursa, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Kayseri, Samsun ve Antalya'nın da dahil olduğu toplam 9 ilde sahnelenecek.
Dünya çapında çocuk ve aile müzikallerini, tiyatro gösterilerini yurdumuza getirmeyi hedefleyen İstanbul Çocuk Tiyatrosu kendisine çok özel bir amaç belirlemiş: "Her çocuğa unutamayacağı bir İLK sahne gösterisi deneyimi yaşatmak"
Birçok blogger arkadaşımla birlikte Ada ile davetli olduğumuz bu gösteride İstanbul Çocuk Tiyatrosu, tam da bu amacına ulaştı. 
Ve  ailemiz için çok değerli olan bir anıya imzasını attı: Ada'nın unutamayacağı İLK tiyatro deneyimini yaşamasını sağladı.


Canım arkadaşım Banu Özkan Tozluyurt ve kızı Duru...


Duru ile Ada Minnie'lerini almış heyecanla gösterinin başlamasını bekliyorlar...


Ve sahneye çıktılar...


Şu heyecana ve muzip gülüşe bakar mısınız? Belli ki artık tiyatrodan tiyatroya koşacağız...


Ssadece Mickey ve Minnie değil, sevdiğimiz tüm Disney karakterleri sahnede...
"Alaaddin" 




"Küçük Deniz Kızı" ve kız çocuklarının sevgilisi Ariel...


"Oyuncak Hikayesi" olmadan olur mu hiç?


Ve son bir sürpriz... Ada Minnie'ye kendi Minnie'sini hediye ediyor


Ada bu ilk tiyatro deneyimini Mickey'nin Müzik Festivali ile yaşadı. Teşekkürler...

Çocuklu Yaşam Merkezi Haziran Ayı Programı



Genel Katılıma Açık Eğitimler ve Seminerler (*)

Bireysel Görüşmeler (**)
(*) Eğitim takvimi katılımcı sayısına göre kesinleşeceğinden, kayıt için lütfen iletişim bilgilerimizden bize ulaşın.
(**) Görüşmeler randevu ile yapılmaktadır.



İletişim
İlkiz Özcan Sönmez
Ebeveyn ve Aile Koçu, Oyun Terapisti
Tel: 532 5922759

Doğum Günün Kutlu Olsun...




28 Mayıs Eşimin doğumgünü. Dün Adacığım ve sevgili arkadaşlarımızla birlikte Kiva'da kutladık. Yöresel birçok lezzetin yer aldığı Kiva'nın güleryüzlü hızlı (daha ağzımızdan neye ihtiyacımız olduğu tam olarak çıkmadan anında yerine getirildiği) servisini söylemeden geçemeyeceğim.


Dışarı çıktığımızda Galata Kulesi'nin etrafında yerde oturup, gitar çalan, sohbet eden, biralarını içen gençleri görünce biraz yaşlandığımızı hissetsek de kendimizi Barcelona'da sandık.


Ada yine bir ilki yaşadı, ilk şans oyununda kaderini tek kulaklı bir tavşana emanet etti. Sonuç ne mi oldu?

Kızımızı bu kadar iyi tarif edemezdi. Açıkçası okuyunca ben de çok beğendim. Ada doğmadan önce tam da hayal ettiğim gibi, özgürlüğü çok değerli ve lider ruhlu.

"Bağımsız yaşamayı seviyor, kendi yolunuzu kendiniz seçiyorsunuz. Çabuk karar verme yeteneğine sahipsiniz. Çok sıkı çalışabilir, fiziksel yorgunluk duymazsınız. Kolay kolay disipline girmezsiniz. Kendine güvenen, dik kafalı, zorlu, yüce gönüllü ve cesur bir insansınız."

E tabi bunun üzerine babası derin bir "off" çekip, bir kadeh daha doldurdu :)


28 Mayıs 2012

Sıfır Kilometre Bızdıklar Nerede, Biz Orada...

Bugün Sizin Köşeniz'de çok özel bir konuk ağırlıyorum...
Sevgili Defne Ongun Müminoğlu. “0 km.Bızdıklar” ı duymayanınız yoktur biliyorum, işte onun 
yaratıcısı. "Nefes Alabilmek, Aldırtabilmek" ile bizlerle.

Keyifli yazlarını takip ettiğim Defne'nin kartını geçtiğimiz yıl Ada ile giderken Gymboree Ulus'ta görmüştüm. Bir yanım "Arasam tanışsak" derken, diğer yanım "Acaba nasıl bir insandır, aramasam daha mı iyi?" diyordu.
Defne ise beni son derece şaşrtmıştı, davetimi hemen kabul etmiş, sanki iki eski dost gibi son derece samimi bir şekilde yemeğimizi yiyip, benim blogum ve işim için fikirler üretmişti.
Samimiyetini hiç esirgemeyen çok içten bir insandır. Sonraki her karşılaşmamızda da hep bu çok eski bir dostumu görmüşüm hissini yaşatmıştır bana.
O konuşmamızda, bir süre daha olgunlaşması gereken bir fikir gibi duran kitabını yazmaya başladığını duymak ise beni çok mutlu etti. Heyecanla bekliyorum.

Defne, ilk gençliğimizde tüm kitaplarını hatmettiğim İpek Ongun'un kızı olduğunu öğrendiğimde bir kez daha şaşırttı beni. Sanki bu kadar tanınan birinin kızı bu kadar "mütevazi" ve "sıcak" olamazdı.

Blog yazmam sayesinde tanıştığım harika arkadaşım Sevgili Defne, iyi ki tanımışım seni...

Geçtiğimiz günlere beni arayıp, blogunda beğendiği birkaç yazarın yazılarına yer vermek istediğini söylediğinde, açıkçası onun tarafından seçilmiş olmak da benim koltuklarımı kabarttı ve ilk yazımı yazdım bile: Sosyal ve Duygusal Gelişim
Bu hafta ikinci yazım da gelecek. Defne de yazılarıyla Annebabaokulum'da bizlerle olacak. 



Defne'nin 0 km. Bızdıklar'ı nasıl doğuyor?

0 km. Bızdıklar 2009'un Kasım ayında başlattığım bir blog. Çıkış noktam ebeveynlerin ancak dışarıdan bakılan bir gözle görülebilen komik yanlarını ele almaktı. Biz anne ve babalar çocuk sahibi olduktan sonra farklı bir kimliğe bürünüyoruz. Bazen herşeyi fazlasıyla ciddiye alabiliyoruz. Konuştuklarımız çocuklarımız için ne yaptığımız ve neyin daha iyi olabileceği gibi konularla limitli olabiliyor bazen. Bunun gibi oldukça komik durumlar çıkış noktam oldu.

“Mini Pregnancy&Baby” ve “ALL, forkids” dergilerinde "0 km. Bızdıklar" köşesinde yazıyor.
www.anneysen.com ve www.cocuk.com sitelerinin yazarları arasında.
Tam bir kitap kurdu, Tırtıl Kids Kitabevi'ndeki okuma saatlerinde birbirinden güzel Türkçe ve İngilizce kitapları  çocuklarla buluşturuyor. Kaçırmayın derim :)


0 km. Bızdıklar ve "Nefes Alabilmek, Aldırtabilmek" bizlerle...

Nefes Alabilmek, Aldırtabilmek...

Sevgili Defne Ongun Müminoğlu, 0.km Bızdıklar'ın yaratıcısı bundan sonra Annebabaokulum'da bizlerle olacak... İlk yazısıyla çok önemli bir konuya değiniyor. Bizler de iç dünyamıza bakıp, derin bir nefes alıyoruz...


Hayatta her şey dengeyle istenilen mutluluğu getiriyor.

Dengeli bir arkadaşlık, dostluğa doğru atılan bir adım oluyor.

Dengeli bir dostluk senelerce sürebiliyor.

Dengeli bir iş ortamı yorulsa da insanı tatmin ediyor, mutlu kılıyor.

Dengeli bir birliktelik, ikili ilişkinin gelişmesine, büyümesine, kuvvetlenmesine yardımcı oluyor.

Dengeli bir aile yaşamı ise her türlü zorluğa rağmen kuvvetli olabilmeyi, doyurucu bir yaşamı beraberinde getiriyor.

“Peki nasıl dengeli olacağız? Hayat çok karmaşık” dediğinizi duyar gibiyim. Çok da haklısınız. Sizden bir farkım yok benim de. Belki tek farkım – varsa eğer – bu konuya biraz kafayı takmış olmam. O kadar.

Benim için yaşamımı sürdürebilmek adına vücudumun o eşsiz dengesi ile nefes almak ne kadar önemli ve otomatik ise, ilişkilerimde de nefes almak o denli vazgeçilmez.

Gerek arkadaşlıklarda olsun, gerek aile hayatında ya da sevgilinizle ilişkinizde, birbirine tatlı bir mesafe imkânı tanımak, birbirinin tek olarak vakit geçirmesine izin vermek, bu ortamı sağlamak ve davranışı desteklemek aslında bunu yapan kişiye fayda sağlıyor.

Nasıl mı?

Çünkü siz de, bahsi geçen ilişkiniz de nefes alıyor. Ciğerler oksijenle doluyor ve birlikteliğiniz daha da kuvvetleniyor.

Evlilik hayatında da benzer durum söz konusu. Etrafımda günde birbirini beş defadan az ararsa mutsuz olan, tedirginlik yaşayan çiftler var. Bunun ötesinde çocuklarını birkaç günlüğüne bir yakınlarına bırakıp, eşiyle aşklarını tazelemekten korkanlar çok.

İnanın her iki durumda da, o korktuğunuz adımı attığınızda, ilişkinizi zedelemek bir tarafa, kuvvetlendiriyorsunuz.

Gün boyu beş değil de bir defa telefonda konuştuğunuzda, akşam evde buluşunca birbirinizle paylaşacaklarınız artıyor.

Bızdığınızı bir aile büyüğüne birkaç günlüğüne bırakıp hayatınızın aşkıyla kaçamak yaptığınızda, ilişkiniz nefes alıyor, gelişiyor, tekrar birbirinizi niye sevdiğinizi hatırlıyorsunuz ve sonunda eve daha mutlu birer ebeveyn olarak dönüyorsunuz.

Özetle, LÜTFEN nefes almayı ve aldırmayı unutmayın! 

18 Mayıs 2012

Bavulları toplama zamanı

Havanın dışarıda kapalı yağmurlu filan olmasını hiç dert etmiyorum.
Hevesle askılıları, bikinileri çıkarttım bavulumu topluyorum.
Önümüzdeki hafta ailecek Bodrum'da olacağız.
Dileğim şu gördüğünüz şezlonglara uzanıp uzun uzun dinlenmek.
Tabi ki çocuklu tatilden böyle birşey beklenilmeyeceğini iyi biliyorum ama gidene kadar hiç değilse hayal kurayım dedim...





19 Mayıs'ta "Bayrağını Al Gel"

19 Mayıs'ı layığıyla kutlamak için yağmur çamur demeyecek 19 Mayıs'ta saat 12:00'deki Halaskargazi'deki yürüyüşe Ada ile beraber katılacağız.
Şimdiden cadde öyle güzel olmuş ki, insan baktıkça duygulanıyor.
Herşeyin önemini kaybedince anlıyoruz. Bu kez kaybetmeden bayramımıza sahip çıkalım...



Şişli Belediyesi, ‘19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda Şişli’nin en işlek caddesi olan Halaskârgazi’de dev bir yürüyüş düzenleyecek. 

Yürüyüş için cadde dün dev Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatıldı. 19 Mayıs Cumartesi günü saat 12.00’de Şişli Atatürk Evi’nin önünden başlayacak yürüyüş, Mecidiyeköy’e doğru gerçekleştirilecek. Kutlamalar kapsamında Cevahir Alışveriş Merkezi önünde, Ekrem Ataer yönetimindeki 500 kişilik koro, Atatürk’ün en sevdiği şarkıları seslendirecek.


Kenan Doğulu konseri Şarkıcı Kenan Doğulu da bir konser verecek. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Mecidiyeköy’den Taksim’e kadar uzanan Halaskârgazi Caddesi’ni dev Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla süslediklerini belirterek, “19 Mayıs’ı şanına yakışır bir şekilde kutlayacağız. O gün tüm yurttaşlarımızı Şişli’ye, hep birlikte bayramımızı kutlamaya bekliyorum. Bayraklarımızı alalım, 19 Mayıs günü bayramımızı coşkuyla kutlayalım” dedi. Şişli Belediyesi’ne bağlı ekipler vinç yardımıyla gece gündüz çalışarak bayrak ve poster asma işlemini yürütüyor. Bayram yerine döndürülen caddeden geçen sürücüler ve yayalar da bu görkemli şölen hazırlıklarını izliyor.




19 Mayıs Cumartesi gerçekleştirilecek yürüyüş ve etkinlik programı şöyle:
12.00 Şişli Atatürk Evi önünde buluşma,
12.30 Mecidiyeköy yönüne doğru gerçekleşecek yürüyüşün başlangıcı
13.00 Ekrem Ataer yönetiminde 500 kişilik koro konseri, Cevahir AVM önü
14.00 Kenan Doğulu konseri, Cevahir AVM önü 




Mickey ve Minnie ile Ada ilk kez tiyatroda

Ada'yla bugün ilk kez tiyatroya gidiyoruz. Ada'nın yaşamındaki her ilkte olduğu gibi yine heyecanlıyım.

Öğlen yemeğinden sonra anaokulundan alacağım ve biraz arabada uyumasına izin vereceğim, malesef uyku saatine denk geliyor. 

Sonra da Mickey'nin Müzik Festivali'ne Gidiyoruz

Önce Mickey ve Minnie ile Sihirli Ekran'da dans edecekler


Saat 15:00'te de "Disney Live Mickey'nin Müzik Festivali" gösterisini izleyeceğiz.


15 Mayıs 2012

Hareketli Çocuk Mutlu Çocuk


Geçen yıl çocuk doktorumuzun söylediğini bu yıl da tekrar etmeyi planlıyorum. "Yaz geldi, artık tüm kitapları, dergileri kaldır. Oyuncakların büyük kısmını sakla. Bol bol dışarı çıksın, bol bol güneşte oyun oynasın, zıplasın, hoplasın, koşsun, kaysın, hareket etsin..."
Haftada üç gün anaokuluna gidiyor, geri kalan günler de havalar izin verdikçe dışarıda olsun.

Gerçi artık "bol bol dışarı çıksın" da ne kadar sağlıklı tartışılır. Güneş zararlı, krem sürüyoruz, krem ne kadar zararlı biliyoruz ya da bilemiyoruz. "Olsun, dışarının havası iyi gelir" diyorsanız, evinden kocaman bir parkı seyreden şanslı bir çocuğun annesiyim, nispeten yeşil bir yerde oturuyoruz. Yine de evimizin önünde biriken trafik ve o kokulu gazlar, ağaçlardan dökülen polenler ve yiyeceklerden, süte, kremden, bitkilere her açıdan alerjik Ada kızım...

İki hafta önce okuldan geldi, uyudu ve kalktığında bütün vücudu parça parça kabarmıştı. Alerjiyi ilk akşam çok önemsemedim, bir kabarıyor sonra gözle görülür şekilde kayboluyor, birkaç saat sonra yeniden kabarıyordu. Ama ertesi gün doktorunu telefonla ararken ayaklarından boynuna kadar otuz saniye içinde kıpkırmızı kabardığını görünce telefonda bile konuşamadım. Gözlerime inanamadım, kaptık doktora götürdük. Parklarda hayvanlardan vs. olan küçük parazitlerden kaynakalanabileceğiniz düşümdü. Tabi başka bir çocuğu bu kadar fena alerji yapmazdı dedi. 
Şimdi benim çocuğum parkta oynamayacak mı?
Önce parka sonra duşa, tüm giysiler de çamaşır makinasına...

Yine de herşeye rağmen
Hareketli çocuk, mutlu çocuk. 
Mutluluk gözündeki ışıkta...
Mutluluk yanağındaki gamzesinde,
Saçlarının lülesinde,
Kıkırdamasında...
Koşup oynamasında, arkadaşlarını bulunca
Sek sek çizmesinde
Kahkahalarla gülmesinde... 
Anneee eve gitmeyelim noolur deyişinde

Ah bir de geceleri uyusan be kızım...




14 Mayıs 2012

Anneler Günü'nü Kimlerle Kutladık

Bu yıl anneler gününü Mayıs ayının ikinci Pazar'ı değil Cumartesisi kutladık.
Cumartesi günü eşim ve Ada'mla birlikte etkinlik etkinlik gezdik...
Hem de Adacığımın el emeği ile bana boyadığı "Canım Annem" t-shirtü ile bir gururlandım sormayın...

İlk etkinlik Gymboree Ulus'taydı. Gymboree Annelerinden Çocuklarının Çok Sevdiği Yemek Tarifleri" kitabının lansmanı ve anneler günü kutlamasını birarada geçirdik. Oldukça kalabalık ve hareketli geçen bu etkinlikte Ada doya doya oynadı. Lezzetli (pek sağlıklı diyemeyeceğim!) yiyeceklerin tadına baktı.
Bu yemek kitabı daha önce paylaştım aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi...

GymboreeTürkiye’nin Adıyaman’da gerçekleştirdiği 3 derslikli anaokulu projesinin ardından ikinci anaokulunu da hayata geçirmek üzere, aralarında Banu Aksoy Tarakçoğlu, Begüm Ayaydın, Elif Gönlüm, Etel Baler, İpek Varol, Reyhan Demirören ve Seda Çelik’in de bulunduğu 150’ye yakın genç anne, Gymboree organizasyonu altında anlamlı bir yemek kitabı projesi için bir araya gelmişler.

Uzun zamandır Gymboree'ye gitmeye ara verdiğimiz için Ada aktivitelerde son derece sevinçliydi. 

Çıktığımızda daha arabayla otoparktan çıkmadan uyuyakaldı, biz de Bebek'e gittik. Yediğimiz pasta ve şekerlemelerin üzerine sıkı bir yürüyüş yaptık sonra da Taps Bebek'de anneler günü mojitomu yudumladım.

Üçüncü durağımızsa oldukça keyifli bir anneler günü kutlamasıydı. Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu tarafından düzenlenen "Anneliğe Doğmak" fotoğraf sergisinin açılışı Mustafa Sarıgül tarafından yapıldı. Ardından da günboyu sohbetler ve etkinlikler düzenlendi. 

Ada'nın uykusuydu, Bebek'di derken, biz biraz geç kaldık ama sevgili arkadaşlarım Berna Kasapoğlu Serdarlı , Meltem Selçuk ve oğlu Demir, Bi Tutam Tuz için sergide bile çalışmakta olan Banu Conker'i yakalamayı başardım...

Benim için en anlamlı hediyelerden biri ise Banu Özkan Tozluyurt'un Adoşla bize imzaladığı "Hayat Çocukla Güzel" isimli kitabıydı. Akşam eve gelip bir çırpıda okudum. Banu'nun kızı Duru'yla yaşadıklarını paylaştığı bu kitap, aslında gözümüzün önünde olup da kaçırdığımız güzelliklere odaklanıyor. Banu'nun kitabında sık sık tekrarladığı gibi çocuğumuz varsa, yaratıcılığımızı sonuna kadar zorlamalıyız. Kitaptan Ada'yla yapmış olduklarımıza mutlu mutlu kafamda birer tik atarak, yapabileceklerimizin ise notlarını alarak çok keyifli bir zaman geçirdim.

Bu yorgunlukla Ada'yı ve beni bütün gece burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı bekliyordu. Sabaha yorgun argın kalktık, Büyükada'da olan annemin anneler gününü uzaktan telefonla kutlamak zorunda kaldık. Günün büyük çoğunluğunu da yine Ada'yla Ada'sız, sonra bir daha Ada'yla yatakta debelenerek geçirdim. Sonunda dışarı çıktığımızda saat 17:00 olmuştu bile... Kapalı bir havada Yıldız parkı ve sakinliği öyle iyi geldi ki, yürüyüşümüzü yaptık Ada'nın da havuz ve ördekler çok hoşuna gitti.








Fotoğraf çektirmekten hiç hoşlanmayan, bize tek bir poz vermeyen, ille de çekmek için fotoğraf makinasını çıkarırsan "Anne rahatsız oluyorum" diyen Ada, bakın Gülüş Türkmen'in oğlu Barış'a göndermem için nasıl da poz verdi. Seni muzip yumurcak...


Fark ettiyseniz Anneler günümü anlattım size, nedense anneliğim, annem ve kızım hakkında yazmak zor geliyor. Kızıma beni de büyüttüğü için teşekkür ediyorum. Dünyanın en sabırsız insanına sabretmeyi, en çabuk kızan insanına, kontrol etmeyi ve en çabuk hayalkırıklığına uğrayan insanına pes etmemeyi öğreten bir şey annelik. İnsanın kendini geliştirmesi için muhteşem bir fırsat. Öldürmeyen acı insanı olgunlaştırır derler :) Şaka bir yana, zor ama müthiş bir şey annelik.
Annecim, anneler günün kutlu olsun!.. Şunu bil ki, seni çok sevmekle birlikte, senin kızın olmak çok da kolay değildi.

Ve eğer anneler günü yazısı yazsaydım, aşağıdaki eğlenceli yazıyı ben yazmış olmayı isterdim.